Size tek bir tavsiyem olur:
Araştırmayı bizzat kendiniz yapın. Kimseye (körü körüne) güvenmeyin. Sadece duymakla yetinmeyin; kendiniz bakın, kendiniz öğrenin ve okuyun.
Okuduğunuzu kendinizce eleştirin. Bir bilginin nasıl elde edildiğini, usulünü öğrenin ve sunulan şeyin bağlamını anlayın.
Gerekiyorsa bir konunun dibine kadar inin, o dili öğrenin ve bilginin ana metinlerine, kaynağına ulaşın. Aksi takdirde, geri kalan her şey afyondan farksız olur.
İki yer arasında bir yer" anlamına gelen "el-menzile beyne'l-menzileteyn", büyük günah işleyen kişinin bu fiili ile imandan çıkmış olacağı ancak küfrü gerektiren bir inkârda bulunmadığı için de kâfır olmayacağı, iman ile küfür arasında bir yerde bulunacağı anlamına gelmektedir. Mu'tezile bu yerde bulunan kişiye "fâsık" demektedir.
🎓 Kādî Abdülcebbâr'dan Mutezile'nin Temel Prensibi
📜 Metin
أَوَّلُ مَا يَجِبُ عَلَى الإِنْسَانِ النَّظَرُ.
🇹🇷 Türkçe Anlamı
"İnsana farz (gerekli) olan ilk şey, Nazar'dır (akli araştırma/istiklâl)."
📍 Kaynağı
Bu ifade, Kādî Abdülcebbâr'ın (ö. 1025) Mu'tezile mezhebinin temel prensiplerini anlattığı meşhur eseri Şerhu'l-Usûli'l-Hamse (Beş Esas'ın Şerhi) kitabının hemen başında yer alan giriş cümlesidir.
Biz "adalet" arzuladığımız için adalet "iyi" olmaz. Adalet, zâtında, yani kendi doğası gereği iyidir ve aklımız bunu idrak etme kapasitesine sahiptir. Bizim "yoksunluğumuz" anlamı yaratmaz, sadece zaten var olan objektif "iyi"ye olan fıtrî ihtiyacımızı gösterir.
- Mutezile imamları
Ateist hümanizm bir çelişikliktir çünkü Berdyayev’in dediği gibi, 'Tanrı yoksa insan da yoktur.' İnsan yoksa hümanizm içi boşaltılmış kuru bir laftan ibarettir.