Demek Muhyî kimin ismi ise, kâinatta nurlu ve muhit olan Hakîm ismi de onundur; bütün mahlûkâtı şefkatle terbiye eden Rahîm ismi de onundur; bütün zihayatları keremiyle iaşe eden Rezzâk ismi dahi onundur.
Meselâ, Muhyî ismi bir şeye tecellî ettiği vakit ve hayat verdiği dakikada Hakîm ismi dahi tecellî ediyor; o zihayâtın yuvası olan cesedini hikmetle tanzim ediyor.
Kur’an’ın cümleleri birer manaya münhasır değil; nev’-i beşerin umum tabakatına hitap ettiği için her tabakaya karşı birer manayı tazammun eden bir küllî hükmündedir.