Abstractist

İbadat ve hidemata verilen ezvak ve envar ve keramat, maksud-u bizzat olmayıp, teşvik içindir. Onlara meftun olup ibadete tercih eden vartaya düşer.
1000Kitap
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Bunu okurken aklıma çok basit bir şey geldi aslında. Mesela bir iyilik yapıyorsun. Biri görsün istiyorsun, fark edilsin istiyorsun, hatta belki içinden “iyi ki yaptım” değil de “görselerdi keşke” geçiyor. Ama bir de kimsenin bilmediği, sadece seninle Allah arasında kalan iyilikler var. İşte bu metin bana şunu hatırlattı: Toprağa gömülen tohum gibi olan şey, o görünmeyen taraf. “Toprağın altında gömülü olmayan tohum bitse bile faydalı olmaz.” cümlesi bence tam buraya oturuyor. Görünür olan hızlı büyüyor gibi duruyor ama köksüz oluyor. Gizli olan ise yavaş ama sağlam büyüyor. Günlük hayatta da böyle. Sessiz çalışan, gösteriş yapmayan, yaptığı işi gerçekten içten yapan insan eninde sonunda daha sağlam bir yere geliyor. Ama sürekli görünmeye çalışan, kendini öne koyan biri belki hızlı ilerliyor gibi duruyor ama derinlik oluşmuyor. Kısacası metin bana şunu düşündürdü: Bazen geri durmak, görünmemek, hatta unutulmak bile aslında içten içe büyümek demek.
1000Kitap
Halbuki muhkemat-ı şeriat olan farzların bir tanesine, evrad-ı tarîkat mukabil gelemez; yerini dolduramaz.
1000Kitap
Kemaline delâlet eden zayıf emareleri, kavî hüccetler hükmünde görür.
1000Kitap
“Halbuki dünyada meşarib içinde, maddiyyunların ve tabiat-perestlerin mesleğinden en uzak meşrep, vahdetü’l-vücud meşrebidir. Çünkü ehl-i vahdetü’l-vücud, o kadar vücud-u İlâhîye kuvvet-i iman ile ehemmiyet veriyorlar ki kâinatı ve mevcudatı inkâr ediyorlar. Maddiyyunlar ise o kadar mevcudata ehemmiyet veriyorlar ki kâinat hesabına Allah’ı inkâr ediyorlar.”
1000Kitap