… seçkin bir eyleminden ötürü yücelmiş insanların adlarını duyduğunuzda, yabancılarla karşılaşınca havlayan köpek-ler gibi havlıyorsunuz, zira kimsenin iyi görünmemesinin sizin için yararlı olduğunu düşünüyorsunuz, başkasının erdemi sizin tüm kusurlarınızı ayıplama anlamı taşıyor.
Kıskançlık duyarak onların yüceliklerini kendi rezilliklerinizle kıyaslıyor ve kendinize ne büyük bir zarar vermeye kalkıştığınızı anlamıyorsunuz.
Erika, duyduğu sevgiden korktu birdenbire, şimdiye kadar tattığı her mutluluk gibi, sonunda ağlasa da çok sevdiği hüzünlü ve sessiz kitaplar gibi, en büyük mutluluğunu yaşatan, ama yine de bir sancı gibi eziyet eden "Tristan ve Isolde" deki flütlerin yakıcı dalgalar gibi, bu sevginin de acı verici ve tüketici olacağından korktu.