Özlem

Özlem
@Acapella
Her şey sağır içimde ne şiir ne musiki Dünyadan bezginliğim dünyalar kadar eski
Türkiye'de namusa ilişkin genel algıyı oluşturan toplumsal kurallar ve normlar kadın bedenini kadının kendine ait bir bedenden öte, erkeğin, ailenin ya da toplumun mülkiyetiymiş gibi kodluyor. Sonuç olarak kadının cinselliğinin kamusal görünürlüğü toplumun genel düzenine dair bir tehdit oluşturuyor. Bu durum kadınları namus, edep ve bekaret üzerinden kategorilere ayırabiliyor. Kadınlar bedenlerini egemen olan namus kodları çerçevesinde düzenledikleri ve kontrol ettikleri sürece, kadınların cinsellikleri aileyi kurucu bir unsur olarak kabulleniliyor; tüm toplumca övgüye layık görülebiliyor. Dolayısıyla kadın cinselliğinin mahremiyetini bireye ait değerlerden dışlayarak doğum ve toplumun devamıyla ilişkilendiren erkek egemen bir görüş birliğinden söz etmek mümkün.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Biz namusumuzla topluma karışmak istediğimizde sistem sürekli bize geçmişimizi hatırlattı. Bizi "nereden geldiğinizi unutmayın" diye aşağıladılar ama, genelevlerden vergi toplamayı da bildiler. İşte biz de böyle önü kesilen insanların şiddetten kurtulmaları, fuhuş batağından kurtulmaları, sosyal hak ve güvencelere kavuşmaları için bir parti kurma hedefindeyiz. Türkiye'nin ayıbını Türkiye'nin önüne sermek cesaret ister. Biz bu cesareti gösteriyoruz( ... ) Bu partide herkes "dipten" olacak.

Özlem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·288 syf.·
5 günde okudu
·
2020 31. kitabı
Desmond Morris
8.4/10 · 307 okunma
Neden çıplağız?
Şimdiye kadar bu soruya bulunan en iyi cevap, avcı maymunun fizik bakımından ne avının üzerine atlamaya, ne de onu uzun uzun kovalamaya uygun olduğu nedenine dayanır. Sadece daha gelişmiş bir beyne sahip olduğu için bu durumu kabul edip başarıya ulaşabilmiştir. Akıllıca manevralara girişmeyi, öldürücü silahları kullanmayı başarmıştır, ama bu onu fiziksel olarak yıpratmıştır. Av peşine düşüp kovalamanın, avcı maymun için çok büyük bir önemi vardı, bu yüzden vücudunun büyük ölçüde ısınmasını göze almak zorunda kalıyordu. Doğal ayıklanma kuralı, bu ısınmayı azaltmak yolunda büyük bir baskı yapmış ve bu yönde her ilerleme, başka alanlarda birtakım kayıplara yol açacak nitelikte bile olsa, uygun karşılanmıştır. Nedeni de çıplak maymunun hayatta kalabilmesinin buna bağlı olmasıdır. Bize kalırsa, kıllı maymunun çıplak maymuna dönüşmesinde rol oynayan en belli başlı faktör, bu olmuştur. Sırtındaki ağır postu atan çıplak maymunun bir yandan da vücudundaki ter bezlerinin sayısı artmış, -her zaman değilse de büyük bir gerilim altında olduğu durumlarda- vücut yüzeyinde bir ter tabakası oluşmuş ve buharlaşma sonucu, havayla temas eden uzuvları, rahatlatıcı bir serinliğe kavuşmuştur
Neden çıplağız?
Daha parlak bir teoriye göre de maymun ilk başlarda, avcılığa atılmadan önce, uzun süre suda yaşayan bir yaratık döneminden geçmiştir. Sıcak denizlerin kıyılarında dolaşarak yiyecek aradığını göz önüne getirin. Buralarda, ovadaki yiyeceklerden daha bol miktarda kabuklu deniz hayvanları, böcekleri bulabiliyordu. Yavaş yavaş daha derin sularda yüzmeye ve yiyecek aramak için deniz dibine dalmaya girişecektir, iddiaya göre bu dönemde, birtakım başka memeli deniz hayvanları gibi kıllarını dökmüş olacaktır. Yalnız, sudan dışarıda kalan kafası, güneş ışınlarından korunmak için kıllı kalmıştır. Daha sonraları, (başlarda deniz kabuklarını açmak için bulup kullandığı) gereçler geliştikçe, kıyılardan uzaklaşmış ve açık düzlüklerde avlanmak için içerlere girmeyi göze almıştır. Bu teorinin, bugün kendimizi suda neden rahat hissettiğimizi de açıkladığı söylenir. Gerçekten de en yakın akrabamız şempanzeler, suya girince öylesine şaşırırlar ki çabucak boğulup giderler. Vücudumuzun kayıksı biçimini, hatta dikey duruşumuzu da açıklamaya yarar bu teori. Bu dikey duruşun, gittikçe daha derin sulara dalmasını öğrendiğimiz sıralarda elde edildiği öne sürülür. Ve giderek vücudumuzdaki kıllı bölgelerde görülen garip bir nitelik de bu yoldan açıklanmaktadır. Dikkatle bakılacak olursa, sırtımızı örten kılçıkların öteki maymunlarınkinden bambaşka bir yönde geliştiği görülür. Bu kıllar, sırt kemiğimizin iki yanında çapraz yönde biçimlenmiştir: Yüzerken vücuttan akıp giden suyun yönünde... Demek ki, tüylerimiz büsbütün dökülmeden önce, yüzme sırasında direnci azaltmak üzere bir değişikliğe uğramıştır. Primatlar arasında deri altında kalın bir yağ tabakası bulunmasının yalnız bizde rastlanan bir şey olduğuna ayrıca işaret edilir. Birtakım bilginler, bu yağ tabakasının, balinalarda ya da foklarda