Özlem

Özlem
@Acapella
Her şey sağır içimde ne şiir ne musiki Dünyadan bezginliğim dünyalar kadar eski
3 Kasım 1997
337 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
Puan vermedi·312 syf.··
2020 42. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2020 21:23
Kelimenin tam anlamıyla bir hilkat garibesi olan Herkül'e sanki bu kusuru telafi edilmek istenmiş gibi üstün bir yetenek bahşedilmiş; sağır ve dilsiz olmasına rağmen en gizli düşünceleri duyabilir, başkalarının düşüncelerine nüfuz edebilir, kolları olmamasına rağmen ayaklarıyla dinleyenleri ağlatacak melodiler çalabilir. Doğduğu genelevdeki kadınlar bu hilkat garibesine kucaklarını açar, onu dış dünyanın çirkinliğinden korurlar. Kendisiyle aynı gece doğan güzeller güzeli Henriette'e derinden bağlıdır ve sadece bir gün onu bulacağı düşüncesine tutunarak hayatta kalır. Tımarhanelerde, manastırlarda, sirklerde geçen bir hayat hikayesi okuruz, arka planda akıp giden 19. yüzyıl Avrupasıyla birlikte. Kitabı iki yarıya ayırdım kafamda ve ikinci yarıyı pek sevmedim. Zevkle okurken bir anda elimde sürünmeye başladı. Kitabın ismi Bir Garip Aşk Öyküsü ama bana bu aşkı hissettiremedi. Karakterin aşık olduğunu anlatıyor yazar ama bunu hissettirecek betimlemelerden yoksun bir kitaptı. Daha çok olaylara önem verilmişti özellikle ikinci kısım dediğim yerlerde.
Bir Garip Aşk ÖyküsüCarl-Johan Vallgren · Metis Yayıncılık · 2019820 okunma
Reklam
Puan vermedi·188 syf.··
2020 36. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2020 16:09
SPOİLER Kitapta beni vuran ne iki insan arasındaki yaş farkı ne soykırım davaları ne de Hanna'nın sonu oldu. Kitaba bir bütünlük içinde bakıldığında elbette fazlasıyla yer kaplayan konular bunlardı. Ama benim bir dakikalığına pür dikkat kesildiğim yer küçük bir paragraftı. Bir insan hakkında bir şey biliyorsunuz ve o şey belki o insanın hayatını kurtaracak ama kişinin kendisi bunu kimseye söylememiş ve hâlâ söylememeyi tercih ediyor. Ya utanç duyduğu için ya gururu için ya da her nedense. Onun hakkındaki o bilgiyi açıklar mısınız? Onun iyiliği için, onun bu bilgiyi saklama özgürlüğünü elinden alır mısınız? Daha önce yaşadığım ve büyük bir ikilemde kaldığım bu konuyu bir anda önümde görmek beni bir an şaşırttı. İkilemimi çözdü mü? Hayır. Ama "rahatlattı". O paragraf şuydu #93268911 Kitaba hakkında hiçbir fikrim olmadan başladım. Başta bir aşk hikayesi okuduğumu düşünsem de konu bir anda bambaşka bir yere saptı. Hem de hiç ipucu vermeden. Sayfayı bir çevirdim; toplama kampı davaları. Soykırım sonrası neslin ikilemini Michael'da gördük. Affedebilir miyiz? Buna verilen kesin bir cevap da yok bu arada. Bir tarafı savunmaya, haklı çıkarmaya çalışmıyor yazar, sadece soruyor. Kitabın otobiyografik bir roman olup olmadığını merak ettim. Biraz araştırdım ama kesin bir şey bulamadım. Öyle olduğunu düşünmek benim için daha vurucu kılıyor hikayeyi.
OkuyucuBernhard Schlink · İletişim Yayıncılık · 20144,585 okunma
9/10
·236 syf.··
2020 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2020 19:10
Zaman zaman hepimiz sonsuz yaşam fikrini düşünmüş ve bazılarımız da bunu çekici bulmuştur. Ben yıllar önce sonsuz bir yaşam istemediğime karar vermiştim - sanki istesem olacaktı da-. Fakat bu ölümsüzlük düşüncesini kişisel boyutta ele almıştım; sonsuz yıllar içerisinde kendime, insanlara ve dünyaya bakış açımın nasıl değişeceği, beni nelerin mutlu edebileceği veya artık edemeyeceği gibi. Ama Saramago bu ölememe durumunu kitlelerde yaratacağı etki boyutunda ele almış; Dini, toplumsal, ekonomik, siyasi, felsefi... Bütün dünyanın düzeni birilerinin devamlı ama orantılı bir şekilde ölmesi üzerine kurulu gibi görünüyor. Bugünlerde bunun neredeyse tam tersini yaşamaktayız; orantısız ölümlerle karşı karşıyayız ve dünya bir iki hafta içinde alt üst oldu. Kitapta da ölüm yeni yıldan itibaren işi bırakıyor ve köşesine çekiliyor. Ertesi gün hiç kimse ölmüyor ve ondan sonraki günlerde de. Ölümün kendisini de kitapta bir karakter olarak okumak çok güzeldi ayrıca. Okuduğum ilk Saramago kitabıydı ve daha önce yazım tarzıyla ilgili duyduklarım bende bir önyargı oluşturmuştu. Ama gramer kurallarını hiçe sayması kitabın anlaşılabilirliğini zorlaştırmıyor, kendinizi kitaba öyle bir kaptırıyorsunuz ki hiçbiri göze batmıyor.
Edebiyat
Ölüm Bir Varmış Bir YokmuşJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202015,4bin okunma
9/10
·160 syf.··
2019 70. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2019 21:50
Bu incelemede üç kitap hakkında düşüncelerimden bahsedeceğim. Aslında kalan iki kitabı da okuduktan sonra inceleme yazacaktım ama ne zaman okurum bilemedim o yüzden arayı açmadan yazayım dedim. Arturo Bandini Destanı'nı John Fante'nin otobiyografik eseri olarak değerlendirmek istiyorum. Arturo'nun kişiliğinin ve yaşadıklarının ne kadarı kendisine aittir bilemiyorum ama okurken kendine karşı ne kadar da dürüst dedim. Üç kitabı da bir zamanlar Fante bunları yaşadı düşüncesiyle okudum. Çoğu kişi Fante'yi Charles Bukowski sayesinde tanımış ve sevmiş görünüyor - çünkü kendisi Fante'den Tanrım diye bahsedermiş, hatta sonunda hak ettiği üne kavuşmasında büyük katkısı olmuş- bense Fante sayesinde Bukowski okumaya karar verdim desem yeridir - nedense çok itici gelirdi bana- Neyse bir arkadaşımla beraber başladık Bahara kadar bekle Bandini'ye. Bizim Arturo'nun çocukluğunu okuduk. Sonra Los Angeles Yolu'nda ergenliğini ve sonunda Toza Sor'da gençliğini. Elimizde büyüdü desek yeridir. Arkadaşım Los Angeles Yolu'nda bıraktı okumayı, hiç sevmedi Arturo'yu. Sevilecek gibi değil ki. Kibirli, yalancı, hırsız, öfkeli, bencil, küfürbaz, kendi içler acısı durumuna rağmen başkalarını aşağılamaktan geri kalmayan sefil herifin teki. Bunları yüzüne söyleseniz; Bandini'yim ben, Arturo Bandini, hakiki bir Amerikalı diyecek. Hayır efendim İtalyan falan değil, Amerikada doğup büyüdü o . Siz rezil Meksikalılar/ Filipinliler/ Türkler gibi değil o. Arturo Bandini o. Büyük yazar. Peki kim aslında bu Arturo Bandini. Bitmek bilmeyen bir kış mevsiminde iş bulamayan duvar ustası bir babanın, kendini dine vermiş bir annenin ve 3 oğlun en büyüğü. Babasının fakirliğinden, annesinin cahilliğinden, kardeşlerinin aptallığından utanan ve nefret eden bir çocuk. Arturo Bandini ama o, büyük adam olacak o.
Edebiyat
Toza SorJohn Fante · Parantez Yayınları · 20245,9bin okunma
CRINGE
1/10
·%13 (76/575 syf.)·
SPOILER Malum kitaplardaki pedofili olaylarından sonra çevremdeki kitap okuyan arkadaşlarımdan da şu kitapta da varmış, bu kitapta da tecavüz varmış gibi konuşmalar duydum. Başta hemen lanetlemeye girişirken sonraları doğruluğundan pek emin olmamaya başladım açıkçası. Bu yüzden bir iki tanesini açıp okuyayım, emin olduktan sonra lanetlemeye devam ederim dedim. Arkadaşlarımın bahsettiği kitaplardan birinin yazarı bu kitabın yazarıydı. O kitapta 16 yaşında bir kızla vasisi olarak atanan 30 lu yaşlarında bir adamın hikayesi epey bir cinsellikle süslenerek anlatılıyormuş ama kitap bende ve yakınımdaki herhangi bir arkadaşımda olmadığı için ve ben de böyle bir kitaba para vermek istemediğim için buradaki arkadaşımın elinde bulunan diğer kitabı yani bunu aldım. Aldım almasına ama 100. sayfaya gelemeden kapattım. Bence çok bile dayandım. Olay şu; kızımızın abisinin birine borcu var, alacaklı adam da borcun karşılığında kızı istiyor ve alıp götürüyor. "Üzgünüm tatlım. Artık benim malımsın." Sayfa 36. Şöyle akıl mantık almayacak cümleler kurmaya da devam ediyor: "Ama ondan önce başka bir erkeğe aittin! Ondan önce bir başkasına! Senin ne kadar çapkın olduğun benim bile kulagıma geldi. Kaç erkek değiştirdin Pınar? Kaç erkegin yatağını bedavaya süsledin?" "Sen delirmişsin!" "Ben hiç değilse sana iyi bir ücret öneriyorum. İstesem ödediğim parayla omur boyu birlikte olabileceğim, onlarca metres tutabilirdim. Sadece birkaç ay bana dayanarak bu paraya sahip olmaktan onur duymalısın!" Sayfa 40 Şimdi, başka bir kitapta böyle cümleler kuran bir karakter okusaydım fakat yazar bu karakteri kötü bir karakter olarak betimleseydi hiç sorun olmazdı. Fakat bu karakter çok iyi, çok mükemmel, tam aşık olunacak bir adam gibi anlatılıyor. Daha bitmedi: "İnan bana... sandığın kadar kötü
Seni Sevmek İstemedimFatih Murat Arsal · Ephesus Yayınları · 20151,194 okunma
Reklam