Her insan belli bir potansiyel ile doğar fakat Ebeveynler ve toplum çocuğu baskılayıp belli bir kalıba sokar ve kişi olmadığı bir insan gibi davranmaya çalışıp sahte bir benlik üretir. Dışarıdan ödül ceza ile aldığı her bir bilgi kişinin kendi yasa kitabının parçalarını oluşturur.
Kişi, çocukken aldığı bu bilgileri ya da anlaşmalara harfiyen uyarak hayatını o şekilde idame ettirir. Burada kişinin aldığı yanlış düşünceler hatalı davranmasına sebep olacağı için kendi benliğiyle de çelişmesine neden olur. Örneğin çocukken kendisine çok kötü şarkı söylüyorsun Sus artık denilen birisi Bu sözü içselleştirip kendi yasa kitabına dahil ettiğinde o çocuk ömür boyu şarkı söyleyemez hale gelmektedir. Bu olumsuz anlaşmadan kurtulabilmek için kendisiyle yeniden anlaşma yapması gerekmektedir.
Bize söylenen Olumlu ya da olumsuz sözü kabul edip etmeyeceğimiz büyükken bize bağlı ancak çocuklar her sözü içselleştiriyor.
Birinci anlaşma: kullandığın sözcükleri özenle seç
Sözün büyüsü vardır ağzımızdan çıkan her söz dua yerine geçer özellikle kendimizle alakalı olumsuz düşünceler ve sözler sarf etmemeliyiz Çünkü bilinçaltı bunu gerçek sanıp ona göre davranabilir.
Biri size bir şey söylediğinde ve siz o sözü kabul ettiğiniz anda bu Bir anlaşmaya dönüşür ve siz tüm gücünüzü bu anlaşmaya yöneltirsiniz. Bir fikrin Kara büyüye dönüşmesi böyle olur bu tür büyüleri bozmak zordur.
Büyü bozmanın tek yolu gerçeğe dayalı yeni bir anlaşma yapmaktadır. Gerçek sözünüzde günahsız olmanız gereken önemli bir niteliktir. Kendinizi ne kadar sevdiğiniz ve kendinizle ilgili ne hissettiğiniz sözünüzün kalitesi ve onurluluğuyla doğru orantılıdır.
Ikinci anlaşma: hiçbir şeyi kişisel algılama
Biri size bir şey söylediği zaman o kendisi ile alakalı oluyor sizinle değil. Insan mutluyken güzel şeyler söyler mutsuzken