Zey

Zey
@Acemiokurzey
Bazılarımız şiirlere, şarkılara,filmlere,kitaplara tutunuyor. Sanırım artık insan tutunamıyor insana."
Gastronomi ve Mutfak Sanatları
8 okur puanı
Şubat 2025 tarihinde katıldı
İnsan bir şeye hiç sahip olmamışsa onu reddetmiş sayılmaz ve Troy da hiçbir zaman tadını çıkarmadığı bir şeyi özlemiyordu; fakat ağırbaşlı insanların özledikleri şeylerin tadını çıkardığının farkında olduğu için, aldığı keyif aslında diğerlerinde daha az olsa da, dışarıdan bakınca daha çokmuş gibi görünüyordu.
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Beklenti denen eylemden tamamen uzak durduğu için asla hayal kırıklığına uğramıyordu Çavuş Troy. Bu 'kayıptan kazanç'ın yanında, beklenti yokluğunun ince zevkleri ve hisleri gerileterek 'kazançtan kayıp'a yol açtığı da söylenebilir. Fakat insanın bu açıdan gerilemesi, bunu kaybeden kişi tarafından asla bir kayıp olarak görülmez: Bu bakımdan ahlaki ve estetik yoksulluk, maddi yoksullukla makul bir şekilde çelişir; çünkü dert edenler bunu umursamaz, umursayanlarsa kısa süre sonra bunu dert etmeyi bırakır.
Alıntı
O, anıları yük, beklentileri fazlalık olarak gören bir adamdı. Sadece gözünün gördüğünü hisseden, düşünen ve umursayan, sadece içinde olduğu anı yaşamaya meyilli biriydi. Zamanı göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir şey olarak görüyordu; bu hissin geçmiş ve gelecek günlere yansıtılması ve geçmişin zavallılıkla, geleceğin de ihtiyatlılıkla eş tutulması Troy'a yabancı bir şeydi. Ona göre geçmiş dündü, gelecek yarındı; asla dediği ise sonraki gündü. Bu açıdan kendi tertipleri arasındaki en şanslılardan olduğu söylenebilirdi. Çünkü Eskiyi hatırlamanın insana bahşedilmiş bir hediye değil de bir hastalık olduğu ve en teselli edici haliyle - mutlak bir inançla- bile gelecek beklentisinin gerçekte imkansız olduğu; umut ve sabır, sabırsızlık, azim, merak gibi ikincil bileşenler sayesinde bunun zevkle acı arasında hiç durmadan gidip geldiği, son derece inandırcı biçimde tartışılabilir.
Duygu ve Düşünce
Geleceğe varabilmek için onca yıl nasıl çalışıp çabaladığımı düşündüm, oysa şimdi kafamı gelecekten kaçıp kurtulmaya takmıştım. Bir insanın kurup kurabileceği en çapraşık, en umarsız tuzağı kurmuştum kendime. Kendi elimle içinden çıkılmaz bir duruma sokmuştum kendimi."
Ne kitaplarında, ne bahçesinde artık eski renk kalmıştı. "Bahar geldi, kuşlar yine eskisi gibi ağızlarını açıp kapıyorlar; fakat neden acaba sesleri çıkmıyor?" Diye şaşan sağır gibi o da: "Benim başıma ne geldiği mâlum; fakat kitaplara, çiçeklere ne oldu?" Diye düşünüyordu.