“ve hayatta çoğu zaman insanı kıran bayağılıklar, doğru anlaşıldığında hiç kopmayacak bağlarla birbirlerine bağlanacak beyinleri sık sık birbirinden ayıran sayısız yanlış anlamalar gözümün önünden kaybolup gittiler.”
“Modem çağ, ruhtan egoya geçiş diyebileceğimiz bir oluşuma tanıklık etmiştir. İsterseniz teolojiden psikanalize geçiş de diyebilirsiniz buna. Psikanaliz pek çok yönden teolojinin vekilidir artık. Her ikisi de insan isteklerinin anlatısıdır-ancak dine göre bu istekler Tanrı’nın cennetinde tamama erecekken, psikanalize göre trajik bir şekilde hep bastırılacaklardır.”
“İyiliğin de bazen toplumsal şartlanmadan bağımsız olduğu “düşünülebilir. En önemli modern filozoflardan olan İmmanuel Kant tam da böyle düşünür. Dickens’ın kahramanı Oliver Twist içine itildiği Londra suç dünyasının ahlaksız yaşamında işte bu yüzden kirletilememiştir. Oliver nurlu yüzünü, ahlaki temizliğini ve bir ıslahevinde büyümesine rağmen, gizemli bir şekilde, BBC İngilizcesi konuşma yeteneğini kaybetmemiştir hiç. (Oliver’ın yankesici arkadaşı Artful Dodger ise Windsor Şatosu’nda bile büyüse, koyu bir Cockney* aksanıyla konuşurdu diye düşünmeden edemiyor insan.) Oliver bir aziz olduğu için değil bu. Hırsızların, haydutların ve fahişelerin yozlaştırıcı etkisinden muafsa eğer, bunun sebebi Oliver’ın ahlaki üstünlüğünden çok, içindeki iyiliğin bir şekilde genetik olması, tıpkı çevre etkilerine de çillere ve kum rengi saça olduğu kadar dirençli olmasıdır. Ancak Oliver istemsiz bir şekilde iyiyse, o zaman sahip olduğu erdem kulaklarının büyüklüğünden daha takdire şayan değildir. Ayrıca eğer onu yeraltı dünyasının kötülüğünden koruyan şey iradesinin saflığıysa, belki de yeraltı dünyası o kadar da kötü değildir”