Ruhumda gizli bir emel mi arar
Gözlerime bakıp dalan gözlerin
Aklıma gelmedik bilmece sorar
Beni hülyalara salan gözlerin
Nigahın gönlümü -eyperi- peyker
Leyal-i hasretin hüznünü döker
Karanlıklar gibi yığılır çöker
İçimde yer edip kalan gözlerin
Huzurunda bazan benliğim erir
Tavrın hulusumdan şüphe gösterir
Bazan da ne olmaz ümitler verir
Sab-u kararımı alan gözlerin
Gamzende zahir ey ömrümün varı
Füsun-ı hüsnünün bütün esrarı
Neşr eder aleme reng-i baharı
Koyu menekşeye çalan gözlerin
Kültür ve medeniyet meselelerine sığ bir bakış açısıyla bakıp "ama biz o amaçla yapmıyoruz, size ne" diyerek konuşup kendince masumlaştıran kimselere gün geçtikçe tahammülüm azalıyor.
Bu hayatta yalnızca sen varsın. Hiç kimsenin umrunda değilsin, hiç kimse çektiğin çileleri umursamaz. Yalnızca sonuca bakarlar, o da ancak kendi bildikleri şekilde olur. Bu hayatta yalnızca sen varsın. Sen kendini umursa. Korkma, utanma! Uğraş, en azından "uğraştım ama olmadı" dersin. Seni senden daha iyi bilecek bir insan yok şu cihanda! O yüzden insanlara utanarak durumlardan haber verme, korkmadan söyle; çünkü sen utanılacak bir şey yapmadın! İnsanların kendi egolarını tatmin etmek isteyeceğini bil ve umursama bu vaziyeti!
...Mevlânâ Hazretleri'nin Mesnevî'sini, Şeyh Sâdî-i Şîrâzî'nin Bostan ile Gülistan'ını, Filibeli Ahmed Hilmi Efendi'nin Âmâk-ı Hayâl'ini tefekkür derinliği içinde okumak, gönül dünyasında farklı pencereler açacaktır.