ACZ

ACZ
Sen âyine-i idrake cilâ ve âlem-i kalbe safa ve ruh-u revana gıdasın. Konferans - 87 Okumaya aşık.
Veteriner hekim
kendini okumak
Diyarbekir
28 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
İhanetlikleri,kaypaklıkları,kalleşlikleri,sırtındaki bıçakları dahi görsen ,maşukunu allah için sevmişsen ,kabeye dönüp onun için dua etmektir aşk.
Edebiyat
Reklam
İnsanların bu dönemde yaptıkları bazı şeylere hayret etmek lazım. Herkes aynı şekilde düşünüyor,aynı şeyi düşünüyor, aynı şekilde hareket ediyor. Böyle bir yaşam benimseyişinde, insanın kendini bulması imkansızlaşmayı bırakın, kendini aramaya bile çalışmıyor. Bence herkes kendi içine bi dönmeli, kendini keşfetmeli, bunun için yaşamalı , bunun için mücadele etmeli, böyle bir ortam yaratmak için çabalamalı. Kendine uğramadan gitme bu dünyadan.
1000k

ACZ

, bir kitap okudu
10/10
·86 syf.·
Beğendi
·
2022 2. kitabı
Necip Fazıl Kısakürek
9.2/10 · 472 okunma
Sâni'-i Hakîm, beden-i insanı gayet muntazam bir şehir hükmünde halk etmiştir. Damarların bir kısmı, telgraf ve telefon vazifesini görür. Bir kısmı da çeşmelerin boruları hükmünde, âb-ı hayat olan kanın cevelanına medardırlar. Kan ise içinde iki kısım küreyvat halk edilmiş. Bir kısmı küreyvat-ı hamra tabir edilir ki bedenin hüceyrelerine erzak dağıtıyor ve bir kanun-u İlahî ile hüceyrelere erzak yetiştiriyor (tüccar ve erzak memurları gibi). Diğer kısmı küreyvat-ı beyzadırlar ki ötekilere nisbeten ekalliyettedirler. Vazifeleri, hastalık gibi düşmanlara karşı asker gibi müdafaadır ki ne vakit müdafaaya girseler Mevlevî gibi iki hareket-i devriye ile süratli bir vaziyet-i acibe alırlar. Kanın heyet-i mecmuası ise iki vazife-i umumiyesi var: Biri, bedendeki hüceyratın tahribatını tamir etmek. Diğeri, hüceyratın enkazlarını toplayıp, bedeni temizlemektir. Evride ve şerayin namında iki kısım damarlar var ki biri safi kanı getirir, dağıtır, safi kanın mecralarıdır. Diğer kısmı enkazı toplayan bulanık kanın mecrasıdır ki şu ikinci ise kanı "Ree" denilen nefesin geldiği yere getirirler. Sâni'-i Hakîm, havada iki unsur halk etmiştir. Biri azot, biri müvellidü'l-humuza. Müvellidü'l-humuza ise nefes içinde kana temas ettiği vakit, kanı telvis eden karbon unsur-u kesifini kehribar gibi kendine çeker. İkisi imtizaç eder. Buharî hâmız-ı karbon denilen semli havaî bir maddeye inkılab ettirir. Hem hararet-i gariziyeyi temin eder hem kanı tasfiye eder. Çünkü Sâni'-i Hakîm, fenn-i kimyada aşk-ı kimyevî tabir edilen bir münasebet-i şedideyi müvellidü'l-humuza ile karbona vermiş ki o iki unsur birbirine yakın olduğu vakit, o kanun-u İlahî ile o iki unsur imtizaç ederler. Fennen sabittir ki imtizaçtan hararet hasıl olur. Çünkü imtizaç, bir nevi ihtiraktır. Şu sırrın hikmeti şudur ki: O iki
1000Kitap
Reklam