İnanç ile bilgi arasındaki kopukluk, günümüzdeki zihinsel kargaşanın çok belirgin özelliği olan bölünmüş bilincin bir belirtisidir. Sanki iki ayrı insan, aynı konu üzerinde, ikisi de kendi bakış açısından, iki ayrı düşünceyi ileri sürmektedir. Ya da aynı insan yaşadığı şeyi iki farklı kafa yapısıyla resmetmektedir. "İnsan" yerine "modern toplumu" koyarsak, ikincisinin de zihinsel bir ayrışma, yani nevrotik bir sarsıntı geçirdiğini kolayca görebiliriz. Bu durumda, bir tarafın inatla sağa, diğer tarafın sola çekiştirmesi işleri hiç kolaylaştırmamaktadır. Her nevrotik psişe vakasında, kişinin kendisine de büyük acı veren durum işte budur.