İstemeden var oldum ve istemeden yok olacağım . Olduğum şeyle olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum.
" Ah ölmesem ne olurdu ! Hayatı tekrar elde etsem!! Bir sonsuzluk... Bütün bunlar, benim olurdu. O zaman her dakikayı bir asır yapar,bir şey kaybetmez, her geçen dakikayı hesaplar, hiç bir şeyi harcamazdım.
Neden böyle aptalım ben? Madem başkaları aptal ve ben onların aptal olduklarını kesin olarak bilmiyorum, öyleyse neden onlardan daha akıllı olmak istemiyorum?sonra,herkesin akıllı olmasını beklemenin çok uzun süreceğini anladım, Sonya birde bunun hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini... İnsanların değişmeyeceğini, onları değiştirebilecek kimsenin bulunmadığını ve bunun için çaba göstermeye değmeyeceğini! Ya, böyle işte! Bu bir yasa Sonya,yasa akılca ve ruhça kim sağlam ve güçlüyse, insanlara onun buyuracağını biliyorum artık! Kim daha yürekliyse haklı olan da odur. Her şeyin içine tükürmekte, aldırmazlıkta en ileri gidenler, yasa koyucu olurlar. Herkesten daha gözü pek olan, herkesten daha haklıdır! Bugüne kadar böyle gelmiş, bu bundan sonrada böyle gidecek! Bu gerçeği ayrıt edemeyenler kördür!