Henüz ilkokuldaydım. Yaşadığım küçük ilçede Annemin Halk Kütüphanesi adında bir kütüphane vardı. Oraya üye olup ilk aldığım kitaptır Beyaz Diş. Benim kişisel okuma serüvenimin başlangıcı, bana okumayı sevdiren, beni kitapların büyülü dünyasına çeken kitaptır. Yazarın diğer kitaplarını da okudum sonra başka kitapları başka yazarları… Kitaplar ve kütüphane benim için kaçış ve sığınak olmuştu o zamanlar. Her şeyin sebebidir Beyaz Diş :) Kitapla ilgili olmayan kitapla ilgili bir inceleme paylaştım, okuyan olursa bozulmasın lütfen. Beyaz Diş’in yeri bende çok ayrıdır, özeldir. Umarım anlayışla karşılarsınız. Sevgiler…
Beyaz diş ilk okuduğum kitaplar arasında beni okumaya sevdiren çok anlamlı çok sevdiğim bir kitap hikayesi akıcılığı çok güzel konusu anlamlı biraz hüzün biraz mutluluk ama herkes okumalı bana kalırsa bir kurdun başından geçenleri anlatıyor ona insanların neler yaptığını neler yaşadığını çok güzel bir şekilde anlatılıyor okumaya değer bence
Beyaz DişJack London · Puslu Yayıncılık · 202195,6bin okunma
Benim gözümde Beyaz Diş, tamamen bir hayvanın dünyasından bakarak insanı ve onun en çıplak hakikatini anlatan sarsıcı bir romandır. Kitabı okurken derinden hissettim ki, insanın asıl özü sevgidir; hayatın getirdiği ağır koşullar, adaletsiz durumlar ya da yaşanılan acımasız ortam bu özü ne kadar derine gömüp baskılarsa baskılasın, ruh o saf şefkati er ya da geç hatırlar. Beyaz Diş’in maruz kaldığı gaddarlıklar onun içindeki ışığı yok edemedi; aksine, London’ın da kitabında "Koşullar onu amansız bir savaşçı yapmıştı ama bu süreçte içindeki o yumuşak şey henüz kopmamıştı" diye belirttiği gibi, yaşadığı tüm bu zorlu durumlar onu hayata karşı sadece daha dirençli ve güçlü kıldı. Kendisine uzanan o ilk şefkatli elle birlikte içindeki koridorları yeniden sevgiyle aydınlatan bu karakter, bana ne kadar kırılırsak kırılalım özümüzün her zaman sevgiye döneceğini ve bizi biz yapan şeyin uğradığımız darbeler değil, onlara karşı geliştirdiğimiz o asil direnç olduğunu gösteriyor.
Beyaz DişJack London · Puslu Yayıncılık · 202195,6bin okunma
Eserde, vahşi doğada hayatta kalma içgüdüsüyle büyüyen Beyaz Diş’in zamanla insanlarla tanışması ve evcilleşme süreci işlenir. Bu süreçte yazar, insanın hem yıkıcı hem de dönüştürücü yönünü gözler önüne serer. Özellikle şiddet, merhamet ve sadakat gibi kavramlar karakter üzerinden güçlü bir şekilde yansıtılır.
Romanın en dikkat çekici yönlerinden biri, olayların hayvanın bakış açısından anlatılmasıdır. Bu sayede okuyucu, doğanın acımasız kurallarını ve hayatta kalma mücadelesini daha derinden hisseder.
Çok güzel dugusal anların olduğu aksiyon dolu okunulmasi gereken bir kitap. Kötü de olsa; bir insana, bir hayvana iyi davranıldigi zaman bunun karşılığını size gosterebilecegini en iyi anlatan bir kitap.
9. Sınıftaki Gülsüm'ün düşünceleri ve hikaye özeti...
Ben beyaz diş kitabını okuduğumda ilk çıkardığım sonuç sürüden ayrılan koyunu kurt kapar.Bill ve Henry'nin köpekleri dişi kurdun cazibesine dayanamayıp peşinden gidiyorlar ve sonunda yem oluyorlar.Kimseye fazla güvenme herkes kendi için savaşıyor.Bill'in hatası ise büyük lokma ye büyük konuşma oluyor.Hayvanlar ateşten korkuyorlar.Bir gün Herhangi bir hayvanla karşılaşırsan eğer hayvanın saldırıya geçeceğini düşünüyorsan direkt ateş yak.Ateş sıcak olduğu için hayvan ateşin yanına yani senin yanına yaklaşamayacaktır.Genç kurt ve tek göz bana sevdiğin için sonunda ölüm olsa bile savaşmayı öğretti. Beyaz diş annesi uzaklara gidince onun kıymetini anlıyor. Neden bir insanı veya bir hayvanı kaybedince onun kıymetini anlarız bilmiyorum ki daha hayattayken senin yanındayken kıymetini bilmelisin.Scott ise kurt olsada beyaz dişi kurtarması beni çok etkiledi.Düşmanımız bile olsa onu ölmek üzere bile olsa onu kurtarmak elimizden geleni yapmalıyız.Scott'un ailesi ise bana önyargılı davranmamayı öğretti .Beyaz diş Scott'un ailesini hırsızdan kurtardı.Ben bu kitabı okumayanlara tavsiye ederim güzel ve bana çok şey katan bir kitap oldu.Kitabın yazarı olan Jack London'a bizi bu muhteşem kitabıyla aydınlattığı için teşekkür ediyorum.
Beyaz DişJack London · Puslu Yayıncılık · 202195,6bin okunma
Güzel kitap aslında , çok meşhur olduğu için okumak istedim açıkçası. Biraz geç kalmış olabilirim yaş itibariyle çünkü eminim ki çocukken okumuş olsaydım çok etkilenirdim. Buna rağmen heyecan verici , sürükleyici bir anlatıma sahip. Bir öğretmen olarak öğrencilerime okumaları için kesinlikle tavsiye edebileceğim , insanın sadece insanlarla değil hayvanlarla çok daha sağlam bir bağ kurulabileceğini , sevginin ve siddettin ayrı ayrı bu bağı nasıl etkileyebileceğini anlatan gayet güzel bir kitap .
Beyaz DişJack London · Puslu Yayıncılık · 202195,6bin okunma
“Beyaz Diş bana şunu hatırlattı: Sevgi, en vahşi kalbi bile yumuşatabilir.
Hayat bazen bizi sertleştirir, korumaya alır, kabuğumuzu kalınlaştırır.
Ama doğru bir el, doğru bir şefkat…
İnsanı da, bir kurdu da yeniden hayata inandırabilir.”
Jack London okumayı seven biri olarak bu kitaba da başlarken pozitif bir ön yargı ile başladım, sonuçsa benim ön yargımdan çok yazarın başarılı kaleminden ve hayal gücünden dolayı bu kitabı çok ama çok beğenmem oldu. Bana kalırsa bu kitabı yorumlamak ve incelemek gerçekten büyük bir ustalık gerektirmektedir.
Bu da Yazarımızın en beğendiğim kitabı olan Martin Eden gibi okuyup bitirdikten sonra bile günlerce kafa yorulabilecek kadar ince konuları işlemiş ve bunu vahşi bir Kurt'un insanla tanışıp onun modern dünyasına katılıp uyum sağlamaya çalışan hayatını anlatarak gözler önüne sermiş olmasından kaynaklanmaktadır.
Kitapla ilgili tek kusur birçok yayın evinden basılmış ve ne yazık ki bunların bir çoğuda neredeyse orijinal kitabın ortasından başlıyor olması, benim aldığım kitap eski bir basım ve dediğim gibi neredeyse orjinalin ortasından başlıyordu. Bir arkadaşımın kitap hakkında konuşurken uyarması ile doğru kitabı okudum.
Esas kitap birkaç adam ve kızak köpeklerinin yolculukları sırasında kurt sürüsünün saldırısına uğramaları ile başlıyor.
Beyaz Diş kitabı bana bazı bölümlerde geçen yazılar ve olaylardan dolayı Vahşetin Çağrısı kitabıyla bir bütünlermiş izlenimi verdi. Kitabımızda etnik köken kavgalarından, saf sevgiye, sadakatten, hayatta kalmak istiyorsan o seni yemeden sen onu yemelisin mottosu"na kadar bir sürü alt konu işlenmiş. Bakış açısı ne olursa olsun bu kitabı okuyan bir çok insana çok sayıda ders ve örnekler verebilen bir kitap.
Benim için bir kitabın iyi olduğunu gösteren en önemli unsur; hikayeleştirmedir ki hikayesi iyi olmayan bir kitap akıcı olmayacağı için bir çok kitapta da gördüğümüz gibi yarım kalır. Fakat bu kitapta yazar olay örgüsünü o kadar iyi sıralanmış, hikayeleştirmeyi o kadar iyi yapmış ki bir yerden sonra kendinizi Beyaz Diş için endişeleniyor ya da
Bu tarz klasikler okuyacaklara naçizane tavsiyem kesinlikle iyi bir yayınevinden okuyun. Bunu belirtmekteki amacım bir dönem, ne olacak kitap işte deyip bazı klasikleri murdar etmiş yayınevlerinden okumam ve bazı yorumlarda aynı sıkıntıları yaşayan arkadaşlara denk gelmiş olmam. Bana göre en iyisi İş Bankası Yayınları sonrasında Can Yayınları geliyor. İkiside kaliteli ve iyidir. Tercih yine sizin. Yayınevine değinmişken çevirmen Levent Cinemre’nin de hakkını teslim edelim. Yine mükemmel bir çeviri olmuş. Çoğu Jack London eserini onun çevirisinden okuduğum için, yazarı ve eserini beğenip taktir ederken, yayınevini ve çevirmenini boş geçmek istemedim.
Kitaba gelecek olursak, Niyetim bir inceleme yapmaktan ziyade sadece düşüncelerimi paylaşmak. Jack London en sevdiğim yazarlardan biri olmasına rağmen ve çok iyi bir kitap okuyacak olduğumu bilmeme rağmen itiraf etmeliyim ki beklentimin de üstünde bir kitaptı. Tıpkı diğer eserlerinde olduğu gibi yaşam mücadelesi, hayatta kalma, varoluş gibi konuları iliğine kadar işlemiş. Naturalist (Doğalcı) bir tema kullandığından her şey bütün çıplaklığıyla oldukça yalın ve gerçekçiydi. Bunu bu kadar başarılı kullanabilmesinin nedenlerinden biri de gençliğinde bizzat maceralara atılmış birçok deneyim elde etmiş olması olabilir.
Aslında benim için eserlerde kurgu birinci planda değildir. Genelde diyaloglara ve karakter gelişimlerine odaklanırım. Verilen mesaja bakar, kendime pay çıkartırım. Ama kitaptaki kurgu o kadar muazzam ki birkaç yorum yapmadan geçemeyeceğim. Roman aslında beş ana bölümden oluşuyor. Ama ben A,B,C diye üç bölüm altında yorumlamaya çalışacağım.
A bölümünde bir cenaze taşıyan kızak takımı ve onları takip eden aç bir kurt sürüsü anlatılır. Aslında her iki tarafta hayat mücadelesi verirken okur bu savaşta, türdeşi
12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.