Annemle babamın bu ölülerin arasında olmadığını kim bilebilir ki,dedi koyu renk gözlüklü genç kız, bense onların yanından geçip gidiyorum ama görmüyorum.Ölülerin yanından onları görmeden geçip gitmek çok eskiden beri insanlığın alışkanlığıdır ,dedi doktorun karısı.
Onu pencerenin o şiirsel çerçevesi içinde böyle görünce düşündüğüm kadın olduğuna inanmak istemedim, çünkü hayatın en sonunda kötü bir romana bu kadar benzeyebileceğini kabul etmek gelmiyordu içimden.
''Bu yüzden öldü.''dedi bana doktor Dioniso Iguaran.''Bizlerden daha sağlıklıydı; ama insan onun göğsünü dinleyince yüreğinin içinde fokurdayan gözyaşlarını duyabiliyordu.''
Ayrıca, onlardan daha terbiyeli kızlar olmadığını düşünürdü hep.''Onlar kusursuz kızlar,'' dediğini duyardım sık sık.''Her erkek onlarla mutlu olur,çünkü acı çekmek için yetiştirilmişler.''
Sen Türk'ü yıkmak mı istiyorsun? Onların mücadele etmelerine fırsat vermeden, elindekilerin tamamını ver. Mücadele hisleri, nefis azgınlıklarına dönüşsün.Altın ver, içki ver, kadın ver. Nasıl bulursan bul, ver bunları. Göreceksin Türk'e karşı kullanılabilecek en korkunç silah budur.