İçimde yorgun bir fıtına kopar
Bulutlarda şimşek çakar giderim
Bitmeyen arzular yolumu kapar
Çılgın bir sel gibi yıkar giderim
Ne yürüyüş kalır, ne de son akın
Yıllar süren ömrü biter merakın
Keder uzak olur; mutluluk yakın
Yorgun kafesimden çıkar giderim
O an, zaman durur; mekân silinir
Sonsuzluğa doğru nefes alınır
Ruhum bir damla su, göğe salınır
Süzüle süzüle akar giderim
Ufukta binlerce güneş var gibi
Melekler kuşatır beni yâr gibi
Geceyi süsleyen yıldızlar gibi
Ben de, bir meşale yakar giderim
Muştu bulmak için, hüsran yerine
Dalmak için hülya bahçelerine
Dostların ıslanmış çehrelerine
Son defa, hasretle bakar giderim
Bir kahır çölüne bıraktın beni
Merhamet dilenen eli kopardın
Yaydın üzerime yalan gölgeni
Gölgeni bekleyen yolu kopardın
İçimden boşluğa savruldu külün
Hüznün ateşiyle yandı kâkülün
Yıllardır bahçemde öten bülbülün
Her seher konduğu dalı kopardın
Uzattıkça sana boş ellerimi
Birer birer yktın hayallerimi
Bilmem, ölü müyüm, yoksa diri mi
Saçımdan son siyah teli kopardın
Gönlümde ruhunla her gün yeşeren
Göğü yıldız yıldız önüme seren
Aynasında yalnız seni gösteren
O güzel, bembeyaz gülü kopardın