📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
... Ne var ki, önce büyücüler, sonra da büyücülerin torunları şairler, sözü paylaşmak istediler. Güce ortak olmak değildi amaçları: Bir çocuk hayranlığı ve şaşkınlığı içinde, sözün ırmağında kulaç atmak istiyorlar ve bu ırmağın bütün bir dünyayı sulamasını düşlüyorlardı.
İşte bu yüzden peygamberler, şairleri sevmediler. Onları sapık ve sapkın olarak nitelendirerek, onların
Şeytan'la işbirliği yaptıklarını ilan ettiler.
İnsaf ve vicdan... Hemen sığınılacak birer liman gibi görünseler de, her gemi bu limanlara uğramayı kendine yediremez. Bunun yerine fırtınalı bir okyanusta, yıldızsız bir gökyüzü altında kendisine yeni bir rota çizmeyi yeğler. Haritalarda görünmeyen küçücük adalara yönelir belki.
"Devlet işlerine alışkın olmasanız dahi bunca bilginiz ve zekânızla en cahil bir krala bile çok yararlı bir bakan olabilirsiniz"
"İki yönden aldanıyorsunuz, dostum Morus," dedi Raphael; "hem iş, hem de kişi yönünden. Bende gördüğünüz üstünlükten çok uzağım. Ama yüz kez daha üstün de olsam, benim rahatımı kaçırmamın devlet işlerine bir yararı olmaz.
İlkin şundan ötürü: Krallar yalnız savaşı düşünürler, bense bu sanatları ne anlarım, ne de anlamak isterim.
Yalnız barışa yararlı sanatlar kralların pek umurunda değildir.İş yeni ülkeler kazanmaya geldi mi, bütün yollar iyidir onlar için: Din, iman, akıl dinlemezler;ne günaha girmekten çekinirler, ne kan dökmekten.
Buna karşılık kazandıkları memleketlerin halkını iyi yönetmekle pek uğraşmazlar.
Kralların danıştığı insanlara gelince: Bunların bir kısmı ağızlarını açmaz, çünkü söyleyecek sözleri yoktur, kendileri akıl danışmak durumundadır. Bir kısmınınsa akılları erer, işe yarayacaklarını da bilirler; ama her zaman gözde olan yetkilinin düşüncesini paylaşırlar, ortaya attığı budalalıkları alkışlarlar.
Bütün bu aşağılık asalakların tek kaygısı, yüz karası bir dalkavuklukla, kralın tuttuğu adamın desteğini kazanmaktır. Bir diğer kısmı da kendilerini beğenmiş kişilerdir, yalnız kendi düşüncelerine değer verir, kimseyi dinlemezler. Bunda da şaşılacak bir şey yok, çünkü doğa herkese kendi yavrusunu sevip okşama içgüdüsünü verir: Karga da, maymun da kendi yavrularına gülümser yalnız.
...Daha fazla para kazanmak için benim bir krala kölelik etmemi isteyemezler."
"Yanlış anlamayın," dedi Peter; "ben sizin kral yanına uşak olarak değil, bakan olarak girmenizi söylemek istedim."
"Krallar, dostum, ikisini pek ayırmazlar birbirinden. Bakanı da kendilerine hizmet eden bir adam diye görürler."
"Bakan ya da başka şey," dedi Peter; "benim istediğim sizin halka, insanlara daha yararlı olmanız ve kendiniz için daha mutlu bir hayat sağlamanız."
"Daha mutlu mu dediniz? Duygularıma, tabiatıma aykırı bir durumda nasıl mutlu olabilirim? Ben şimdi özgür bir insanım, dilediğim gibi yaşıyorum. Zengin saraylıların kaçı aynı şeyi söyleyebilir? Hem kralların gözüne girmek isteyen o kadar çok insan var ki. Ben ve benim yaradılışımda üç dört kişi saraya girmezsek, kral eksikliğimizi hissetmez, merak etmeyin."