Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı?
Usta öğretmen, öğretmenliğin gönül yönünü de keşfeder. Aristo, "İnsan sevmediği bir kimseden öğrenemez." der. Bu yüzden öğretmen, kendisinden her an etkilenen öğrencilerle bir gönül köprüsü inşa eder.
Öğretmen; sözüyle, bakışıyla, yürüyüşüyle, duruşuyla, hal ve hareketleriyle sürekli tanıklık yapar. Öğretmen sadece sınıfta değil koridorda yürürken öğrencisinin farkına varıp varmayışıyla, ona gülümseyip gülümsemeyişiyle, günaydın deyip demeyişiyle, yüzünün ve gözlerinin ışıltılı olup olmayışıyla sürekli tanıklık yapar. Ve öğretmenin tanıklığı. onun öğretmen oluşunun yansıması olur.