Çocuk çok küçük olduğu bir zaman hatırladı. bir şey onu korkutmuştu, o da ağlamaya başlamıştı .”git buradan ağlayan bebek “diye bağırmıştı ablası .onu odasına göndermişti bitene kadar geri gelme . böyle bağırarak kovulmak onu utandırmıştı. o anda duyguların kötü ve utanç verici olduğuna,onlara sahip olmanın bir hata olduğuna inanmaya başlamıştı. duyguların ona kendini berbat hissettirdiğini, başkalarının ağlayanlara nasıl güldüğünü, insanların öfkelendiklerinde nasıl korkunç şeyler söylediğini gördükçe bu inancının doğru olduğuna dair kanıtları çoğalıyordu ve diğer herkes aynı şekilde düşünüyor gibi görünüyordu.
“Bu kitabı, iç çatışmalarıyla karşılaşmış ve onları çözmek için uğraşan insanlarla yoğun olarak çalışan bir psikanalist olarak, 25 yıllık deneyimime dayanarak yazıyorum , bu araştırmalar genellikle aşk ya da iradenin belli yönleriyle sorun oluşturmasından kaynaklanmıştır”
Rollo May
Bol ideolojik makyajın altına gizlenen vahşi kapitalizm, insanları, “başarı senin elinde, çalış , rekabet et ve köşeyi dön” diye gaza getirip “başarısızlığının” tüm sorumluluğunu bireye yüklüyor. Öte yandan “başarı fetişizmi”nin omuzlarına bindirdiği yük nedeniyle “doğal” olarak depresyona giren bireylerin yardımına koşan kişisel gelişim ya da kendine yardım kitapları onlara benzer öğütler veriyor:”tüm sorumluluk sende, başarabilirsin, mutlu olabilirsin, yeter ki iste ve inan, evren senin taleplerine yanıt verecektir “