“Mutluluk” reklamların başat unsuru olarak odağa yerleşir. Bütün sınıflı toplumlarda sistemin yeniden üretilmesinde önemli bir rol oynayan aile de özü korunarak yeniden kutsanır. Reklamlardaki “mutlu kadın” simgesi “x” marka deodorantı “y”marka şampuanı, “z” marka aletle sahip olduğu kusursuz bacakları, “light” ürünler sayesinde elde ettiği ince vücudu ve bunu teşhir eden markalı giysileriyle “doğru erkeği” önce baştan çıkarır ve sonra da filan deterjan sayesinde bembeyaz yaptığı çamaşırlarıyla, falan yağları kullandığı, güzel yemekleriyle iyi bir eş ve anne olarak mutluluğa kavuşur. “Kariyer de yapar , çocuk da” her şeye birden sahip olabilir. “Güzelliği” sayesinde mutlu olmayı hak eder. Öte yandan, erkeğin mutluluğunun anahtarı, iş dünyasında kıyasıya rekabetle gücünü ispat etmesi sonucunda elde edilen “başarıdır”. Zengin/mutlu erkek bir yandan son model arabasıyla seyahat edip özgürlüğünü yaşarken, övünebileceği güzellikte bir kadını da eş olarak sahiplenmiştir.