Adem şahin

Adem şahin
@Ademthereader
Ege üniversitesi Alman dili ve edebiyatı Pamukkale üniversitesi İngilizce öğretmenliği Akdeniz üniversitesi Rus dili ve edebiyatı
Erdemli olmak üzerine
Eski Yunan felsefesindeki egemen anlayışa göre, herkes mutlu olmayı arzular ama yalnızca erdemli kişi kendini neyim mutlu edeceğini bilir, çünkü ruhuna özen gösterir. Felsefe yapmanın, iyi veya kötüyü birbirinden ayırmaya çabalamanın sonucunda çelişen arzularından kurtulabilir, bütünsel ve uyumlu bir kişiliğe kavuşabilir. Oysa insanların çoğu bedenine, malına ve mülküne gösterdiği özeni ruhuna göstermez .
Sayfa 36·Kitabı okudu
Reklam
Yapısalcılık mı varoluşçuluk mu
İlk görüş şöyle der: “ Bireyin eylemleri kendi niyetleri tarafından değil, sistemin içindeki işlevleri tarafından belirlenir. İkincisi, ne kadar kuşatılmış olursa olsun bireyin hayatını seçimleri ve eylemleriyle biçimlendirdiğini sorumluluktan kaçamayacağını iddia eder. Varoluşçulara göre özne olmaktan vazgeçip kendini kurban yada dış güçler tarafından oraya buraya savrulan bir nesne olarak görmek insanlığını reddetmekle aynı anlama gelir.
Sayfa 23·Kitabı okudu
“Yasanın Önünde” öyküsüne dair …
Öykünün akla getirdiği bir başka soru: Adam kurban mı, yoksa suçlu mu? Belirlenimci (determinist) ya da kaderci bakış açılarını benimsersek adamı değiştiremeyeceği kuralların kurbanı olarak görebiliriz, oysa özgür iradeyi vurgularsak adamın ideallerini ve değerlerini eyleme dökmemesi nedeniyle kendine ihanet ettiğini ve suçlu olduğunu söyleyebiliriz.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Boş yere sorumlu aramak
Büroların labirentleri arasında kaybolan kurbanlar, kişisizleşmiş ve baskıcı bir toplumun gizemli yapısında boş yere bir sorumlu ararlar. ‘Bu işçiler nasılda ezikler! Bizden ricacı oluyorlar’ diye anlatmaktadır Max Brod’a. ‘Binaya saldırıp her şeyi yerle bir etmek yerine bizden ricacı oluyorlar’. İsyan yerine rica, öfke yerine yazgısını kabullenmişlik, düzenle savaşmak yerine ona boyum eğmek, insanların kolayca güdülen bir koyun sürüsüne dönüşmesi, üstelik çobanın kavalından çıkan güzel nağmelerle değil de, aba altından gösterilen sopayla ya da yetkisini nereden aldığı belirsiz bir yetkilinin bu konuda son sözü söyleyen açıklamalarıyla.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Üçüncü yol bildiğini okumak …
Çok istediğimiz şeyler için sorumluluk almaktan kaçınıp karşımıza çıkan zorlukları dış engeller olarak algılıyor olamaz mıyız ? Belki de özgürlüğümüzün önündeki en büyük engel, içsel korkularımız ve otoritelere itaatkarlığımızdır. Ama otoriteyi yaratan ve yeniden üreten de bizim onu otorite olarak kabul edip, itaat etmemiz değil mi?
Sayfa 21·Kitabı okudu
Reklam