Büroların labirentleri arasında kaybolan kurbanlar, kişisizleşmiş ve baskıcı bir toplumun gizemli yapısında boş yere bir sorumlu ararlar. ‘Bu işçiler nasılda ezikler! Bizden ricacı oluyorlar’ diye anlatmaktadır Max Brod’a. ‘Binaya saldırıp her şeyi yerle bir etmek yerine bizden ricacı oluyorlar’. İsyan yerine rica, öfke yerine yazgısını kabullenmişlik, düzenle savaşmak yerine ona boyum eğmek, insanların kolayca güdülen bir koyun sürüsüne dönüşmesi, üstelik çobanın kavalından çıkan güzel nağmelerle değil de, aba altından gösterilen sopayla ya da yetkisini nereden aldığı belirsiz bir yetkilinin bu konuda son sözü söyleyen açıklamalarıyla.