Nurullah çorakyer

Nurullah çorakyer
@Aden20
Okurum, yazarım, anlarım..
Doktor
Tıp fakültesi
10 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Mısır?
6/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2020 21. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2020 01:54
Üzerine söyleyecek çok birşey yok, sanki mısır dokusuna oturtulmuş örneğine çok rastlanır türden bir suikast romanı. Okurken insana Mısır mitolojisindeki tanrılar hakkında ufak tefek bilgiler sunuyor. O zamanki yaşam şeklini hakkını vererek yansıtmiyor. Mısır'da bulmuyorsunuz kendinizi o zamanki insanları tatmiyorsunuz. Bir emek var şüphesiz fakat yine benzer dokuyu kendine kıyafet edinmiş Ebers'in Uarda adlı eserinde gerçek bir zaman yolculuğunun içindeydim. Benzer umutlarla kapağını açsam da bir hikâyenin verdiği hazdan öteye geçemedi.
Edebiyat
Ra'nın MaskesiPaul Doherty · Remzi Kitabevi · 199953 okunma
Reklam
Revolver <<spoiler>>
10/10
·704 syf.··
Beğendi
·
2020 15. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2020 02:37
Yazmadan evvel derince bir nefes almak zorunda kaldım. Düşündüm, Suc ve Ceza hakkında ne söylenebilir. Bir sürü şey söylenebilir, muhakkak. Yalnız söylenecek her söz kıymetli bir pırlantanın bakirdan alâlâde bir tabla üzerine yuzuklestirilmesinden daha güzel gorunebilir mi? Hakkında belkide milyonlarca yorum yapılmıştır bugüne kadar. Zamanın dışına çıkarak, zamanın efendisi olabilmiş bir yazarın eseri hakkında konuşmadan evvel onun ruhunu şâd etmeyi borç biliyorum. Ruhun şâd olsun Fyodor. Bu kitabı ikinci kez okuyusum daha evvel Ahmet Ümid'in Suç ve Cezayı belli yaşlarda tekrar okumak gerektiğini söylemesinin ne denli doğru olduğunu bu okumada idrak ettim. Eserin ismi aslında başından sonuna eserin neyi cevaplamaya çalıştığını açık eder nitelikte. Suç nedir? Ceza nedir? Bu soruların cevaplarını acikcasi her okurun Dostoyevski ile birlikte yine bu eserde arayarak cevaplaması gerektiği kanaatindeyim. Dostoyevski, eser boyunca bir ogretmen gibi yer yer kulagimizi çekerek, yer yer içini dokerek, samimi bir üslupla toplumsal ahlakı masaya yatırıp bizimle tartışıyor. Derin psikolojik tahliller, olayların arka planı, insan ruhunun derin sancilari, hayatta yanımızda olup biten ve sadece yanımızda olup bittiği için varlıklarını hiç fark etmediğimiz tüm detayların aslında nasilda zamanı buktugunu, olayları nasıl değiştirdiğini ve tanrının en güzel sahnelerinden birinin aslında bütün çıplaklığıyla olacak olanları gözler önüne sermek olduğunu ve yine insanın sadece ayakları üstünde yürüdüğü, beş parmağını kullanabildiği ve konusabildigi için kapıldığı kibirde bu detayları göremediğini ustaca beynimize işliyor. Biz bir suçun anatomisini ogrenmiyoruz bu kitapta aksine insan oğlunun ne kadar basit olduğunu ve fikir ayrılıklarının sadece kendi anlayimizin sancıları olduğunu
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194bin okunma
Gercek?
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
Gerçek nedir? <<Spoiler içerir>> Kitabın başından sonuna macerası bu arayış üzerine kurulu. Gelecek sekillenebilir muhakkak, insanlar manipüle edilebilir muhakkak, hayat kisitlanabilir, kosullandirilabilir muhakkak peki gerçek nedir? Peki geçmiş değiştirilebilir mi? Orwell'in insanin koyunsulugu üzerine kurguladığı, yöneten ile yönetilen arasindaki bağın zannedilenden çok daha kuvvetli olduğu ve insanın zannettiği kadar da kendi kararlarını alan, özgür iradeye sahip bir mahluk olmadığını sıradışı bir anlatiyla beyinlerimize lime lime kazimaya calistigi esrarengiz eseri. Kitabı okurken, bir distopyanin içinde olduğunuzu anlamamak için uğraşmanız gerekmekte, gelin görün ki içinde bulunduğunuz distopya fantastiklikten çok uzak bizim görmeyi reddettigimiz gerçek yaşamımızın ta kendisi. Çocukların ce' e oyununu ilk ogrendikleri yaşlarda ellerimizi yuzumuze kapattığınızda nasıl kaybolduğumuza inaniyorlar ise Orwell'de bizim bu oyuna gerçek yasamda nasil inandığımızi bize anlatıyor. Kitap başından sonuna bir meydan okuma tadında ilerliyor ve geçmişi değiştirmek için Süpermen olup dünyanın dönüş yönünü değiştirmeye ihtiyaç olmadığını ya da zamanda yolculuk yapmaya da ihtiyaç olmadığını hatıraların ve toplum hafızasının nasıl değiştirilebileceğini ve aslında öyle kaydadeger birşeye sahip olmadigimizi, yiginlardan olustugumuzu bize, bizi kirmadan anlatıyor. Bizim caresizligimizle, kendi egomuza yenik dususumuzle ve yine kendi kibrimiz yüzünden ne kadar da ahmak olduğumuzu aba altından sopa olarak gösteriyor. Zamanın ötesine cikabilmis defalarca uyarlaması çekilmiş insanlığı düzeltmek için bir cirpinis olarak değil de daha çok insanlıkla yüzüne bakarak dalga geçmek ve kendini yine de begendirerek ironisini kuvvetlendirmek için yazılmış bir eser. İnsana verebileceği onlarca
Edebiyat
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023199,9bin okunma
Perde Kapandi
9/10
·308 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
Atsiz'dan ve onun eserlerinden bahsederken bence anlatının herhangi bir yerinde 'cesaret' kelimesini kullanmak kaçınılmazdır. Kendi dönemi, kendi duruşu bir yana, toplumun tüm zamanlarının ne düşüneceğini onemsemeksizin mutlak bir aşkın peşinde okuyucuya ulaşma veya kendini kabul ettirme çabası gutmeksizin koşuyor bu eserinde.. Hemde nasıl bir koşu! Kimi zaman geçmişi, kimi zaman anı sorgularken arı kovanına çomak sokmaktan korkmaksizin, toplumun değer yargılarına meydan okuyarak koşuyor. Kendisini, kendisi kabilinde tüm toplumu mutlak adaletin önünde, kıvırmadan, bunalmadan ve korkmadan yargılıyor. İnsan neyse odur, ne düşünmüşse odur kimden neyi saklayayim diyerek kendini yargilarken bile korkmadan ve olduğu kişi olarak yargilayabilmis. Atsız kendisine dürüst olabilmiş bir yazar ve bu eserinde biz bunu iliklerimize kadar hissediyoruz. Aşkın yaşı, zamanı, boyutu, karakteri ve daha sayılabilecek onlarca sıfatının olmadığını aşkın aşk olduğunu, aşkın sifatlanmaya çalışildikça kendinden birşeyler yitirdiğini sert bir biçimde anlıyoruz bu eser ile. Onun bu duruşu belki de Türkiye de hiçbir zaman hak ettiği değere ulaşamamış olmasının sebebidir. Biz zaten onu kendi davasında bile yalnız kalmak kaygısını gutmeyeyip, kendi etrafında oluşan küçücük hizbi ile cesaretin büyük örneklerinden birisi olarak tanımıştik. Diğer eserlerinde ve yine bu eserinde Osmanlı'nın ve dönemin siyasetine karşı hiciv dolu bir dille yönelttiği oklarınin kuru sıkı beylik laflar olmadigini, yeteneğin verdiği güce dayanarak sırf kulağa tatlı geldiği için gerçek sayabileceğimiz aforizmalardan değil üstüne duusnulmus ve birer kaide niteligi taşıyabilecek yorumlar olduğunu, bu eserinde masaya kendisini ve aşkı yatiris biçimiyle öğrenmiş olduk. Atsız, bu ülkenin gördüğü sanatkarlar arasında kendisine
Edebiyat
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201933,9bin okunma