Göklerin merhamet dolu olduğuna inanıyorum. Bizse, yancı korkusuyla yorgan altına kaçan çocuk gibi nefsimizin beton çatısını tepemize çekmiş, yaşamayı öldürüyoruz! Yağmurun yalnız suyunu toplayabiliyoruz; ruhundan uzağız! Hâlbuki ne güzel isim koymuşlar ona: Rahmet.
Bazen de dünyayı katlanılır kılan, kitaplar değil midir? Sığınırsın kitaplara, hiç mola vermeden okudukça okursun, gözlerin ağrır ama hâlâ ruhun açtır, okumaya devam etmek sana ilaçtır. Kapatırsın kapılarını dünyanın, açarsın kapılarını kendi dünyanın..
Hiçbir şey yapamazsanız, kırlara çıkın, kuş yuvarını bozmak için, ağaçlara tırmanan haylazlara katılın; cıvıl cıvıl imdat isteyen yavru kuşları, sonra, havada kıvrımlar çizerek, acı acı çığlık koparan anne kuşu görün; ağlamayı öğrenin! Yavrusunu ensesinden dişleyip, selamete götüren uyuz ve topal kediye baksanız yeter… Ağlamayı öğrenin!