Sessizliklerin peşine düşmüşüm ve sessizliklerde nasıl bir hazine bulmuşum başkalarına güvenle dağıtabileceğim? Bu benim hasat günümse eğer, tohumu hangi anımsanmayan mevsimlerde, hangi tarlalara ekmişim?
Ve sen, ey engin deniz, uyku bilmez ana,
Irmaklar ve akarsular için sensin yegâne huzur ve özgürlük.
Bu akarsu son bir kez daha kıvrılacak, bu çayırda son bir çığıltı daha.
Derken geleceğim sana, uçsuz bucaksız bir damla katılacak uçsuz bucaksız bir okyanusa.
Hazırım gitmeye, arzum yelkenlerini fora etmiş, rüzgârı beklemekte. Bu durgun havada son bir soluk daha alıp, son bir kez daha bakacağım arkama sevgiyle.
Gözünle gördüklerine sakın inanma. Görünenlerin hepsi sınırlıdır. Anlayarak bakmaya, bildiklerinin ötesine geçmeye çalış. O zaman uçmanın anlamını da daha iyi öğreneceksin.