Korku dağlarının yürekçisi,
Ölüm denizlerinin kürekçisi;
Öyle suskun oturuyor şişenin başında,
İçtiğinin hem hırsızı hem bekçisi.
Onu kırmış olmalı yaşamında birisi.
Dinledikçe susması, düşündükçe susması...
Tek başına iki kişi olmuş kendisiyle gölgesi,
Heykelini yontuyor yalnızlığın ustası...
" Şeytan, uyuyakaldı bir gün. Rüzgar sert esti. Üç tüy düştü şeytandan dünyaya. Biri paraya yapıştı, biri mevkiye, öteki de ihtirasa. O günden sonra şeytan hiçbir iş yapmadı. "
Ehl-i beyt sevgisini ince ince işleyen, çok naif bir anlatım. İhaneti ve yaşanan ızdırabı öğrendikçe duygulanmamak elde değil. Kainatın efendisinin torununun defalarca zehirlenmekten yeşile dönen yüzü, kurttan, kuştan, yedi kat yabancıdan bile esirgenmeyen Fıratın bir damla suyunun haram edilmesi ve kana bulanan kerbela çölü.. Yaşanacaklar yaşandı, zaten Allah rasulünün ağzından doğrudan başka bişey çıkmazdı.