Gerçekten de ölüm ve yaşam, şöhret ve tanınmamışlık, acı ve zevk, zenginlik ve fakirlik, bunların hepsi hiçbir ayrım gözekmeksizin hem iyi hem kötü insanların başına gelir. Çünkü bunlar ne onurlu ne de utanç vericidirler. Yani ne iyidirler ne kötü.
Çünkü herkesin tek bir yaşamı vardır ve seninki hemen hemen tamamlandı; kendine saygı duyan biri değil, diğer insanların ruhlarında kendi mutluluğunu arayan birisin...Hayatta yıpranmış, dürtüsünün ve düşüncesinin tamamını yönlendirecek bir amaca sahip olmayan kimseler, yaptıkları işlerde ahmakça davranır.
His alanına giren - din, siyaset, ahlâk, sevgi, nefret ve benzeri- her şey hususunda en önemli insanlar dahi en sıradan bireylerin standardını nadiren aşabilirler. Büyük bir matematikçiyle onun ayakkabıcısı arasında entelektüel açıdan bir uçurum olabilir ancak karakter açısından fark çoğu zaman ya çok azdır ya da yoktur.