"Her okura yaşamanın anlamını sorgulatan, sivri olduğu kadar büyüleyici bir roman. Roman kahramanı kesinlikle yaşıyor, sahiden nefes alıp veriyor"
– Haruki Murakami
Kitap, Time'ın 2020 yılında en iyi 10 kitap listesine girmiş, New York Times'da en iyi 100 kitaptan biri seçilmiştir. Japonya'da ise büyük ses getirmiş, en prestijli ödülleri toplamıştır.
Kadınlar olarak dünyaya farklı kültürlerde gözlerimizi açsak da, farklı ülkelerde yaşasak da aslında birçok ortak soruna sahibiz. Japonya ile aramızda kilometrelerce mesafe olsa da, oradaki ve kendi coğrafyamızdaki kadınların yaşadığı problemlerin bu kadar benzer olması, kitapla aranızda bağ kurmanızı hızlandırıyor. Yazar, çocuk sahibi olmak, çocuk sahibi olmamak, ataerkil bir toplumda bir kadın olarak kimseye muhtaç olmadan kendi ayakları üstünde sağlam durmak, nesiller boyu kadınların aynı acılara maruz kalıp yine de yaşama bir yerinden tutunmak, evlenmek, evlenmemek, aile olmanın zorlukları, güzellik algısı gibi konuların üstünde açık ve cesur bir şekilde duruyor. Ebeveyn olmanın aslında ne olduğunu sorgulatıp, yüzyıllardır süregelen kadınların toplum içinde kendilerini var etme çabalarını son sayfaya gelene kadar omuzlarınızda bir ağırlık gibi hissettiriyor. Annelikle ilgili kısımları okurken de size dünyada yalnız olmadığınızı bolca hatırlatıyor. Özellikle son sayfalarda çocukluğunuzda anneanne ve babaannelerle bolca vakit geçirdiyseniz anılarınızı tozlu raflardan bir bir çıkarttırıyor, hayatınıza dokunmuş kadınları özlemle andırıyor :) (En azından benim için böyle bir okuma oldu.)
Japon edebiyatıyla daha önce tanışmadıysanız, ya da oldukça seviyorsanız mutlaka şans vermeniz gereken bir kitap. Benim için yıllarca aklımdan çıkmayacak bir eser oldu. Okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim.