Afran

Önceleri "Eski güzeldir!" sloganı ile herkes, sahip olduğu şeyleri saklamak, onlara bakmak ve kullanabildiği kadar kullanmak tutumundayken, daha sonra bu anlayış değişmiştir. Günümüzde ise herkes, sanki atmak için satın alıyor gibidir. Günün moda düşüncesi "kullan, tüket ve at!" biçiminde gösteriyor kendini
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Eckhart, aktif ve canlı bir insanı, doldurulan, doldukça gelişen ve hiçbir zaman tam dolmayan bir kaba benzetir. (Franz Pfeiffer'in kitabından.) "Sahip olmak" eğiliminden kurtulmak, gerçek aktivitenin ilk koşuludur. Eckhart'ın ahlak sistemi içinde en yüce değer, ihtirastan ve bencillikten kurtulup, içsel verimlilik ve aktivite durumuna ulaşılmasıdır.
"İnsanlar ne yaptıklarını değil, daha çok ne olduklarını düşünmelidirler," Yaşamın ağırlığı, "iyi olmak" üzerinde toplanmalıdır, ne yapıldığı ya da ne kadar çok yapıldığı üzerinde değil.
"Sahip olmak" biçimli davranışlarda,çeşitli nesnelere sahip olmak değil, bütün bir davranış biçimi ve dünyaya bakış açısıdır önemli olan. Her şey ve herkes ihtirasın bir nesnesi olabilir. Güncel yaşamda kullandığımız şeyler, karşılaştığımız insanlar, mal-mülk, törenler, iyi davranışlar, bilgiler ve düşünceler. Tüm bu şeyler kendiliklerinden "kötü" değillerdir. Onları "kötü" yapan, yani kendimizi gerçekleştirmemizi engeller ve özgürlüğümüzü kısıtlar olmalarına neden olan, bizim yanlış yaklaşmamız, onlara tutunmaya çalışarak, kendimizi onların zincirlerine tutsak etmemizdir.
Budizm'e göre, her türlü ihtirastan arınmak gerekmektedir. Hatta insan, kendi benliğine sahip olmayı bile düşünmemelidir. Geçici olan bir şeye, dahası mükemmelliğe ulaşmaya bile bir tutku olarak istek duymak, ona ulaşmayı engeller.