Dünyanın her köşesini adım adım gezebilirim; tabi rastgele geçip gittiğim bir ara sokakta okuduğum kitabın başrolüyle beraber yürüme keyfini hiçbir şeye değişmem.
Romancıların, bir yolunu bulup, yemekli toplantıların söylenmiş zekice bir söz ya da yapılmış bilmece bir davranış sayesinde istisnasız unutulmaz olduklarına bizi inandırmaları anlaşılmaz bir durumdur. Ama yenen yemekler üzerine nadiren birkaç söz ederler. Çorbadan, balıktan ya da ördekten herhangi bir önem taşımazlarmış gibi hiç söz açmamak, hiç kimse bir puro ya da bir bardak şarap içmezmiş gibi susmak, romancı geleneğinin bir parçasıdır.