Dünyanın her köşesini adım adım gezebilirim; tabi rastgele geçip gittiğim bir ara sokakta okuduğum kitabın başrolüyle beraber yürüme keyfini hiçbir şeye değişmem.
Romancıların, bir yolunu bulup, yemekli toplantıların söylenmiş zekice bir söz ya da yapılmış bilmece bir davranış sayesinde istisnasız unutulmaz olduklarına bizi inandırmaları anlaşılmaz bir durumdur. Ama yenen yemekler üzerine nadiren birkaç söz ederler. Çorbadan, balıktan ya da ördekten herhangi bir önem taşımazlarmış gibi hiç söz açmamak, hiç kimse bir puro ya da bir bardak şarap içmezmiş gibi susmak, romancı geleneğinin bir parçasıdır.
Etrafını bu kadar iyi tanıyan, karşısındakinin ta içini bu kadar keskin ve açık gören bir insanın heyecanlanmasına ve herhangi bir kimseye kızmasına imkân var mıydı? Böyle bir adam, önünde bütün küçüklüğüyle çırpınan birine karşı taş gibi durmaktan başka ne yapabilirdi? Bütün teessürlerimiz, inkisarlarımız, hiddetlerimiz, karşımıza çıkan hadiselerin anlaşılmadık, beklenmedik taraflarınadır. Her şeye hazır bulunan ve kimden ne gelebileceğini bilen bir insanı sarsmak mümkün müdür?
Sayfa 15 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Bir prens söylencelere ve efsanelere konu olabilir," diyor, "ama içlerinde yaşayamaz. Bu söylencelerle efsaneleri yaratacağı gerçek dünyada yaşamalıdır." Bana çok ciddi bakıyor. "Masalları biraz daha az dikkate almalısın Elian, yoksa sadece bir masaldan ibaret olacaksın."