Worldagnostic

"Yüz sene önce böylesi rahat bir yaşam büyük sorunlara yol açabilirdi. Eğitim sayesinde bunların çoğunun üstesinden gelinmişti; dolu bir zihin kolay kolay sıkılmazdı. Genel kültür standardı eskiden olsa imkansız kabul edilecek seviyedeydi. İnsan ırkının zekasının geliştiğine dair bir kanıt yoktu fakat tarihte ilk kez herkes beynini tam kapasite kullanma fırsatı yakalamıştı. Artık çoğu kişinin iki evi vardı; hem de dünyanın iki farklı ucunda. Kutup bölgeleri yerleşime açıldığı için, insan ırkının önemli bir bölümü Kuzey ve Güney Kutupları arasında altı aylık aralıklarla mekik dokuyor, güneşin batmadığı uzun yaz günlerini kovalıyordu. Bir kısım insan da çöllere, dağlara ve hatta denizlere yerleşmişti. Kişi yeterince istediği sürece bilim ve tekonolojinin dünya üzerinde konforlu bir yaşam alanı sunamayacağı yer kalmamıştı."
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Şimdiye dek en az üretim yapan sanatçı ve bilim insanı ekibi, aynı zamanda en çok ilgi toplayan ve endişe uyandıran gruptu. 'Mutlak özdeşleşme' üzerinde çalışan kişilerdi bunlar. Sinema tarihi onlara ilham kaynağı olmuştu. Önce ses, sonra renk, stereoskopi ve ardından Cinerama kullanılarak eskinin 'resimli radyosu' gitgide gerçek hayata yakınsar olmuştu. İşin sonu nereye varacaktı? Tabii ki son aşama, izleyiciye izleyici olduklarını unutturmak, onları aksiyona dahil etmekti. Bunu başarabilmek için tüm duyulara hitap etmek gerekiyordu; belki bir parça da uyarıcı lazım olabilirdi; ama çoğu kişi uygulanabilir olduğunda hemfikirdi. Hedefe ulaşınca insan deneyiminde inanılmaz bir sıçrama yaşanacaktı. Kişi hiç değilse bir süreliğine bir başkasının yerine geçebilecek, gerçek ya da hayal ürünü akla gelen her türlü maceraya atılabilecekti. Başka canlıların duyularını kaydetmek mümkünse bitki veya hayvan bile olabilecekti. Ve 'program' sona erdiğinde gerçek hayat kadar canlı bir hatıra edinmiş olacaktı; sanal ile gerçeği ayırt etmenin imkanı yoktu.
Sayfa 169·Kitabı okudu
"Yüz sene önce böylesi rahat bir yaşam büyük sorunlara yol açabilirdi. Eğitim sayesinde bunların çoğunun üstesinden gelinmişti; dolu bir zihin kolay kolay sıkılmazdı. Genel kültür standardı eskiden olsa imkansız kabul edilecek seviyedeydi. İnsan ırkının zekasının geliştiğine dair bir kanıt yoktu fakat tarihte ilk kez herkes beynini tam kapasite kullanma fırsatı yakalamıştı. Artık çoğu kişinin iki evi vardı; hem de dünyanın iki farklı ucunda. Kutup bölgeleri yerleşime açıldığı için, insan ırkının önemli bir bölümü Kuzey ve Güney Kutupları arasında altı aylık aralıklarla mekik dokuyor, güneşin batmadığı uzun yaz günlerini kovalıyordu. Bir kısım insan da çöllere, dağlara ve hatta denizlere yerleşmişti. Kişi yeterince istediği sürece bilim ve tekonolojinin dünya üzerinde konforlu bir yaşam alanı sunamayacağı yer kalmamıştı."
Sayfa 126·Kitabı okudu
"Her türden çatışma ve anlaşmazlıkların sona ermesi, yaratıcı sanatın da bitmesine yol açtı. Hem amatör, hem profesyonel sayısız icracı bulunsa da bir nesil boyunca edebiyat, müzik, resim ya da heykeltraşlık alanında gerçek manada başarılı hiçbir eser çıkmadı. Dünya, bir daha asla dönemeyeceği geçmiş günlerin meyvesini yiyordu. Tüm bunlar birkaç filozof haricinde kimsenin umurunda değildi. İnsan ırkı kendini yeni elde ettiği özgürlüğe kaptırmış, günün zevklerinin ötesini göremez olmuştu. Nihayet Ütopyaya kavuşmuşlardı; fakat tüm Ütopyaların baş düşmanı olan can sıkıntısının pençesine düşmemişlerdi henüz. "
Sayfa 86·Kitabı okudu