"Açlıktan ölen gözlerim bütün bu gülünç, önemsiz ayrıntıları tarif edemeyeceğim bir hırsla yokluyor, kıskıvrak yakalıyor, onlarla oynuyordu. Derken birdenbire bakışlarım bir şeye takıldı kaldı. Paltolardan birinin cebinde bir şişkinlik görmüştüm. Yaklaştım ve kabartının dikdörtgenimsi şeklinden bu şişkin cepte ne
saklı olduğunu anladım : bir kitap! Dizlerim titremeye başlamıştı: bir kitap! Dört aydır elime kitap almamıştım ve insanın yan yana dizilmiş kelimeler, satırlar, sayfalar ve kağıtlar görebileceği bir kitabın, başka, yeni, yabancı, kafasını dağıtacak fikirler okuyabileceği, bunları takip edebileceği, beyninin içine alabileceği bir kitabın sırf düşüncesinin bile coşturucu ve aynı zamanda uyuşturucu bir yanı vardı."