yüreğimin sızısını hissediyorum... Avuçlarına vermiştim yüreğimi usulca geri vereceğini hiç düşünmeden. ama öyle güzel bakmış ki ona ,şimdi bana ait değil gibi .Sığdıramıyorum içime ...Kendi kendime ,kendi yüreğime yabancı olmuşum .Benliğim nerede?.. Buna sebep teslimiyet mi? böylesine mi sevmişim? k orkunç değil mi ama? ... kendini bilmez mi insan? acısını yönetemez mi ? nerde kaldı beylik cümleler ... Doğrumuymuş yoksa o söz: ayrılıkla ölümü tartmışlar da ayrılık bir dirhem ağır basmış...
Peki hak vermeme rağmen hissettiğim kırgınlık neden? Durumla baş etme çabam mı ? öyleyse bu çok bencilce... Anlıyorum oysa onu , öyle olduğunu söyledim , inanarak söyledim ,anlıyorum...
Başa gelmeyegörsün alışır insan her seye derdim, olmuyormuş...An da bu kadar acırken nasıl insan zamanla dineceğine inanır...
Sızım sızım sızlıyor her yanım... Dile geldi öptüğü avuç iclerim , gözlerim,küçük parmağım ... Nasıl susturacağim onları...
Her sevda kutsal kendi icinde biliyorum ... Öylesine güzel bir sebep ki bizi bir araya getiren yarışırım tüm sevdalarlA...
"Hatırlarda dal istiyor kuşlar gibi konacak " Kimin di bu söz bilmiyorum ne onemi var ,biz zaten cogunda hatirlamazdık ki . ama hep hakkını verirdik o cümlelerin .Öyle güzel yorumlardık öyle güzel hissederdik ki "şairi izliyorsa bizi bir yerlerde gülümsüyordur mutlaka bize derdik "... öyle severdik ... Şimdi ben hatıralarımı hangi dala kondurayım... Nisan ayında ciceklerini döktü benim agacim ...
Aynı günde iki mektubunu aldım . Iki dünya benim oldu. Mektubunun birisi ışık ve neşe dolu, öteki bir sonbahar akşamı gibi gölgeli ve hazin. Sevindim ve mahzun oldum.
Tertemiz Orhan Veli aşkı...
Temsilcisi olduğu Garip akımının hakkını verişi var satırlarda...
Seven bir adamın uzakta olan aşkına, kendine ispatlama çabası...
Şüpheli kıskanç ve seven bir kadın...
Uzaktan bir iliski yürütmenin zorluğu ...