Astrea’nın gözyaşları

Astrea’nın gözyaşları
—. Pişmanlık ve hüzün hep yığın yığın ,bahçesi harabe tüm insanlığın. Ji jîyana xwere bibe ronahî.
Aşktan öte bir bağ
Ama bilmezler ki bizde aşktan öte aşk, güvenden öte bir güven vardır.
Sayfa 6 - Sokak kitapları yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Nereden duymuştum hatırlamıyorum ama kız çocuklarının kaderleri annelerininkine benzermiş…
Sayfa 6 - Sokak kitapları yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
denizin kokusu… o küçük an:
Huzurun damarlarımdan içeri dolmasına müsaade ettim.
Sayfa 4 - Sokak kitapları yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Her şeye rağmen hayat devam ediyordu. Güçlü durmak zorundaydım ben de.
Sayfa 4 - Sokak kitapları yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Kalbim Gerçeklikte Çarptığında
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2025 46. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2025 22:59
Bu kitap bana hediye edildi — ama sadece bir kitap değil, bir ruh hâli, bir fark ediş, bir çarpılmaydı. Hediye eden kişi için Necib Mahfuz öyle kıymetliydi ki, oğluna bile onun adını verdi. Bu hikâyeye ben de onunla tanışarak dâhil oldum. Oğluna ad olan bu isim, bir gün geldi ve benim iç dünyama da sessizce yerleşti. Kitabı tam da bir arayış dönemimde okudum. Hayatın karmaşası içinde yönümü kaybettiğimi hissettiğim bir anda… Sanki kitap beni seçti. Ve karşılaşmamızın tesadüf olmadığını çok iyi biliyorum. Necib Mahfuz, insan ruhunun en derin çatlaklarına, en karanlık koridorlarına bile ışıkla dokunuyor. Kitaptaki şu cümleyle bunu en çok hissettim: “Kalbinin düşte değil, gerçeklik içinde çarptığını, dünyaya geri döndüğünü hissetti.” Bu satırda, arayışın sona erdiği değil, gerçeğin yakalandığı noktadaydım. Kitabı okudukça fark ettim ki; neyi istediğimiz kadar neyi istemediğimizi de bilmek gerek. Arzularla savrulmak yerine, neyin ruhumuza dokunup dokunmadığını fark etmek gerek. Mahfuz’un cümleleri, insanın neyle beslendiğini, neyle kirlendiğini yüzüne yüzüne söylercesine yazılmıştı: “Ruhun kürtajla alınmış bir çocuk gibi kokan bir kavanoz içinde mühürlenmiş…” Kimi zaman kirliliğimizin farkında bile olmadan yaşamaya çalışıyoruz. Şiir, yaşam, arzu, boşluk, kadın, erkek, kaybolmuşluk, anlam… Bu kitap, her şeyi aynı ölçüde sarsıyor. “Şiir olmadan, bizi hava gibi kuşatan aşkla ne ederdik?” İşte bu yüzden, bu kitap bir anlatı değil sadece. Bir iç ses, bir yankı, bir arayışın kelimelere dönüşmüş hâli. Bazı kitaplar sadece okunmaz. İçine girilir, yaşanır. Bu kitap da onlardan biri. İçine düşüyorsun, sonra seni içine çektiği o kuyuda yüzleşiyorsun. Bazen ne kadar derine indiğini fark etmiyorsun. Ama kitap bittiğinde, sen de eskisi gibi olmuyorsun. Bu kitapla birlikte bazı
Edebiyat
DilenciNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2023501 okunma
Reklam