·
Okunma
·
Beğeni
·
477
Gösterim
Adı:
Vaveyla
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051489636
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sokak Kitapları Yayınları
Hâlbuki ben o yazıyı yazarken çok farklı şeyler düşlemiştim. Bütün yaşananların bir rüya olduğunu, gerçekten annemin sıcacık dokunuşuyla bu kâbustan uyanacağımı düşünmüştüm. Umutluydum da… Hala o sihirli elin gelip bana dokunup, “Uyan kızım.” demesini bekliyorum. Öğretmenimin sözleri ise gerçeğin acı bir tokat gibi suratıma yapışmasına neden oldu. Haklıydı belki, ama onun da bilmediği bir şey vardı. Aslında en büyük enkazın altında ben vardım. Sevdiklerim, hayallerim, oyunlarım, arkadaşlarım, hayatım, çocukluğum… Hepsi yerle bir olmuştu. Bedenim sağlam olsa da yüreğim hala göçük altında…
17 Ağustos’ta hayatını kaybeden kardeşlerimizin anısına…
208 syf.
·34 günde·8/10
Hani bazı kitap yorumlarında spoiler içerir yazmazsak olmuyor ya.Bu kitap da kalp burkan bir hüzün içeriyor.Duygusal biriyseniz hele mendillerinizi stok yapmadan bu kitaba başlamayın uyarısı yapacağım.
Bir konudan daha bahsedip kitap yorumuma geçeceğim.Benim listelerim genelde klasikler ve tanınmış yazarlardan oluşuyor.Araya kafa dağıtmalık kitap dediğim kitaplar da ekliyorum bazen.Bu kitap da listemde olmayan ama facebook kitap grubumuzda etkinlik kitabımız olduğu için edindiğim bir kitaptı.
Kitap baş kahramanımız ikiz çocukları olan edebiyat öğretmeni Özge.Geçmişinde yaşadığı ve hatırlayamadığı bir kaza söz konusu.Özellikle kaza anındaki müziği hatırlamak için büyük bir çabası var.Geçmişte yaşadığı kaza için psikolojik destek alıyor.Anne ve babasını kaybetmiş ve sonradan Yalova da ailesinin edindiği ve daha önce Özge'nin haberi olmadığı bir ev ortaya çıkıyor ailesini kaybettikten sonra. Özge bu evin gizemini çözebilmek için orayı ziyaret etmeye gidiyor ve o iki katlı ev özellikle çatı katı öyle hoşuna gidiyor ki Yalova'ya o eve taşınıyor.Bir gün ev temizliği yaparken bir günlük buluyor.O evde yaşamış Eda'nın günlüğü o.Aslında bir bakıma deprem günlüğüne dönüşüyor ve Özge bu günlüğü okumaya başlıyor.Hatta günlükle bir bağlantısı olduğunu düşünüyor .Ama karar da veremiyor.Günlükse ilk başlarda pırıl pırıl bir aile,90 ların o güzel çocukluğunu,hayalleri anlatıyor.Taa ki depreme kadar.Sonrası kayıplar ,hüzün ve geri gelmeyenler,tramvalar .En çok istediği şey tüm arkadaşlarının doğum gününe katılması olan çocuğun maalesef doğum gününe katılamaması..En yakın arkadaşın ve onla beraber yitirilen çocukluk... Sen de onlar gibi depremde can vermediğin için yaşadığından utanma..tam da dünyalığını hazırladığını sandığın vakit servetinin tüm torunlarına bile yeteceğini sanırken tüm mal varlığını depremde yitirme..Bir daha hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının bilincine acı bir şekilde farkına varma..
Peki Özge'nin hayatının bu günlükle bir bağlantısı var mıdır?Bunun keşfini size bırakıyorum.Kitap oldukça akıcı yazılmış.O Yalovadaki ev ve o sıcak aile beni çok etkiledi diyebilirim ve son olarak dipnot:Ara sıra tanınmamış yazarlar da okumak gerekiyormuş.Bu kitap mesela benim beklentimin çok üstündeydi diyebilirim.
Hepinize keyifli okumalar diliyorum Hoş(kitap)la kalın..
208 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Harika bir kitap idi. Resmen o anları sanki yaşadım. Nefesim kesildi sessizce bağırdım . Allah 'ın izin verdiği hayatı guzurlu bir şekilde yaşamak herkese nasip olsun. Ateş düştüğü yerde yanıyor. Depremin her an yakamizda olduğunu hatırlan bir kitap oldu bana. Ara ara açıp okumak gerekir. Tavsiye ederim Kitapla kalın.
208 syf.
Ben sadece 99 depremini anlatan bir kitap okuyacağımı sanıyordum. Böyle sürükleyen bir içeriğe sahip olacağını hiç düşünmemiştim.
İçeriği hakkında yorum yapmıcam çünkü merak edip okuyun.
Söyleyeceğim tek şey 99 depremini yaşamış biri olarak beni 9 yaşıma götürdü. O günkü çaresizliğe, telaşa, korkuya, ölüme...
Kitap mı? Tek kelime ile mükemmel.
Sen hep yaz ben okurum
208 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
#kitapyorumu
#Vaveyla
Şeyda Aksel

Merhaba ,
Ben öyle bir kitap okudum ki sadece okumakla kalmayıp yaşadım desem daha doğru olur.

Kitabın içeriğiyle ilgili çok fazla detay ve ayrıntıya girmeden yorumlayacağım. Çünkü ilk defa bir kitabı yorumlarken yoğun bir şekilde duygusallık hissediyorum. Okuduğum sayfalarda geçen her kelimede acıyı iliklerime kadar hissettim.
90’lı yıllardaki Barış Manço, Levent Yüksel ve Doğuş şarkılarını mırıldandım.

Bir günlük aracılığıyla geçmişin aydınlandığı, 99 Depreminin acılarının, sallandığı anlarda hissedilenleri, kaybedilen ailelere şahitlik etmek yüreğimi tarifsiz acılarla doldurdu.

Dostluğu, kardeşliği ve arkadaşlığı, sevgiyi,hüznü ve mutluluğu yaşadım. Okurken hem ağladım, hem gülümsedim.
Unutamadıklarımı tekrar hatırladım.
Şükrüme şükür ekleyip varlıklarıyla yanımda olan ailemin değerini bir kez daha anladım.

Ve iyiki okudum dedim.

VAVEYLA!
17 Ağustos’u yaşayan herkesin Vaveylası..
Bu çığlıklar asla sessiz kalmamalı!

Tavsiyemdir mutlaka ama mutlaka okumalısınız.
208 syf.
·Beğendi·10/10
Yeni bir yorumla geldim canlar.Bayıldım kitaba bayıldım.Baştan sona yürek burkan bir konusu var ama gerçek bir olay üzerinden yola çıkılarak çok güzel bir kurguyla oluşturulmuş bir eser.Bu nedenle yazarımız Şeyda Aksel Hanım'a emekleri için çok teşekkür ederim
Gelelim kısa bir özetine :

Özge anne ve babasını trafik kazasında kaybetmiş.Kendisi de hafızasını kaybetmiştir.Geçmişine dair pek bir şey hatırlamaz.Kader bir taraftan yüzüne gülmüş ve onu çok seven bir eş (Ali) ve ikiz çocuk bağışlamış.Ama buna rağmen Özge bir boşlukta hisseder kendini.Normal zamanlardan birgün tesadüf eseri anne ve babasının çok uzun yıllar önce Yalova'da bir ev aldıklarını ve bu evinde Özge kendisine ait olduğunu öğrenir.Fakat bu durum kafasını çok karıştırır.Anneannesine sorar fakat ondan da cevap alamaz.Birgün Özge kendisini hazır hisseder ve o eve gider bakar.İki katlı bir evdir ve çok hoşuna gider bu ev.Etrafa bakar ama pek bir şey bulamaz.Gelen postalar dışında.Eve geri döner.Kafasında bir sürü boşluk ve soru işareti vardır.Hala bu eve anlam veremez.Derken eşi Ali'ye de fikrini sorarak bu eve taşınmak istediğini sorar.Eşi de onay verince ve çocuklarda çok sevinince bu eve taşınırlar.Yavaş yavaş alışmaya başlamışlardır.Özge bir gün mutfağı toparlamak ister ve işe koyulur.Her yeri temizler ve son anda gözüne patates soğan koyulan bir dolaba rastlar.Çekmeceleri açar temizler ve son açtığında ise bir günlük bulur.İşte hikaye burda başlar.Eda adında bir kızın günlüğüdür.Bu kız hayatında en güzel günlerini yazmak için tutmuştur bu günlüğü ama takii 17 Ağustos depremine kadar sürmüş bu mutlu günler.Bu depremde birçok sevdiğini kaybetmiş.Özge bu satırları her okuduğunda gece değişik değişik rüyalar görmeye başlar.Ki zaten önceden sürekli gördüğü tarla,kaza, hatırlayamadığı şarkı konulu rüyası üzerine bu rüyalarda eklenince iyice dengesi bozuluyordu.Özge okumaya devam ediyor arada eşi Ali de buna katılıyordu.Eda bu depremde çok sevdiği arkadaşlarını ve hayatında en değerli varlığı olan yakın arkadaşı Özge'yi kaybetmişti.Özge'nin gidişi kendisinde büyük bir yıkım yaratmıştı.Hayatına odaklanmakta zorlanıyordu.Her yer yıkım halindeydi.İnsanlar çaresiz ve yardım bekliyordu.Uzun süre sonra anca yardım gelmişti ve çat pat düzen kurmaya çalışıyorlardı.Fakat ikinci merkez başka yer olan depremin etkisiyle Eda ve ailesi taşınmaya karar verirler.Yola çıktıklarında bir kaza sonucunda malesef tüm aile ölür.Diğer yandan gerçek kahramanımız diye ayırayım Özge anne ve babasının eşyalarını toplamak için bir ara eve gitmişti.Orda annesinin çelik kasa gibi kullandığı çantasını da alıp gelmişti.Bir ara eşi Ali ile bakmak için başına geçmişlerdi ama o sırada elektrikler gitmiş bakamamışlardı.İşte tam sırasıydı.Başta ailesinin evlilik tarihlerinin başka olduğunu,ardından bir kardeşi olduğunu ama öldüğünü öğrendi.Buz gibi oldu Özge.İlk işi anneannesini aramak oldu ve tüm sorularını sordu.Anneannesi sessiz kalınca telefonda bağırarak tepki verdi fakat anneannesi telefonda konuşulacak bir konu olmadığını geldiğinde konuşabileceklerini söyledi.Hemen yola çıktılar ve anneannesine geldiklerinde hemen konuşmaya başladılar.Duydukları karşısında şok oldu Eda.Ki ben olsam bende aynı şeyleri hissederdim.Açıkçası ben bu sonucu beklemiyordum.Tabiki gerisi size ait.Detaylar çok acı verici şimdiden söyleyeyim.

SESİMİ DUYAN VAR MI!!!!!!!!!!!!

...................
208 syf.
·Beğendi·10/10
KİTAP YORUMUM
Kitap bir kere çok hüzünlü bir eser ama onun yanı sıra bilgilendiren, umut veren, hayata sımsıkı her şeye rağmen tutunmamızı sağlayan bir eser olmuş.
Bu kitap ile birlikte 17 Ağustos'ta hayatını kaybeden herkese Rahmet diliyorum. Kalan yakınları varsa sabır diliyorum. o süreç öyle bir süreçti ki birebir yaşayanların yanısıra uzaktaki kişilerin bile psikolojisini etkileyerek hayatın akışını değiştirdi diyebilirim.
Kitapta hafızasını kaybeden bir genç kızın hayata tutunma çabalarını anlatıyor. Bir kere büyük travva yaşamasına rağmen çok şanslı buluyorum kahramanımızı ben . Çünkü ailesi olup da yıllarca ailesi olmamış gibi yaşayanların olduğu dünyada böyle belli bir yaşa kadar sevgi dolu büyüyen, özel arkadaşları olan ve onları hiç unutmayan kişiler başlarına her ne gelirse gelsin çok şanslı buluyorum. Çünkü o olması gereken özgüven küçük yaşta verilmiş oluyor. o büyük sevginin temelleri atıldığında kişi dünyaya daha düzgün bakıp daha mutlu evlilikler yapıp daha mutlu anne ya da baba olabiliyor. Kahramanımızın 2. şansı 2. ailesinin de ona çok güzel bakıp koşulsuz sevmeleri. 3. şansı ise mutlu bir evliliğinin olması, mutlu çocuklar yetiştirebilmesi.
4. şansı hatırlamadığı ama taa çocukluğun da istediği mesleği seçmesi, o okulu okuması. Bunlar hep artıdır hayatta. Bunca yaşadığı şeylere bir de aile anlamında şansız olsaydı, hiç düzgün arkadaşı da olmayacaktı, asla mutlu bir evliliği de olmayacak, hatta iyi bir eğitim de görmesi güçleşecekti.
Ben kitabı insanı duygular içerdiği için çok çok sevdim. Yazarımız bir kere ruhunu koymuş ortaya.
Bir gün aslında isminizin bile farklı olduğunu bilseniz, öğrenseniz ne hissedersiniz? Kahramanımız o kadar şanslı ki, hala onu takip eden teyzesi var. Çocukları ve kendisini her zaman destekleyen eşi var. Çocuklarının olması bile onun için bambaşka hediye. Tabi ki gönül diler ki kimse ölmesin, ya da her şeyi unutmayı dileyecek kadar acılar çekmesin. Bana kitap çok umut verdi. Bu kadar sorun yaşayan birinin bu kadar güzel bir sona ulaşması ruhun yolculuğu diyoruz işte biz buna ve bir çok okuyan kişiye de umut olacağını düşünüyorum. Her şeye rağmen varız ve hayattayız. Nefes aldığımız sürece her zaman umut vardır.
Yazarımızın başarılarının devamını diliyor, yeni eserlerde buluşmayı diliyorum.

DUYGU SONGÜL KAHRAMAN
208 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Vaveyla-Şeyda Aksel

17 Ağustos depreminde kaybedilenlerin arkasından geride kalanların hüzünleri, hatıraları,ümitleri,sahipsiz kalan çocuklar ve psikolojik durumlarının anlatıldığı muhteşem bir kitap. Yazar Şeyda Aksel'in kalemi daim olsun
208 syf.
·Beğendi·9/10
#Vaveyla#

Tarih : 17 Ağustos 1999
Yer : Kocaeli-Gölcük
Saat : 03.02
Şiddeti : 7.4 Rıchter ölçeği
Suresi : 45 saniye
Ölen kişi sayısı : 17480
Yaralı kişi : 23781
Sakat kalan : 505
Hasar gören ev : 285211
Hasar g.iş yeri : 42902

Gölcük depreminden sonra 52 ülke yardımda bulunmuştur.Ölen kişi sayısı 2010 meclis araştırma raporu sonucu 18373 olarak düzeltilmiştir. Bu depremle ilgili bir çok komplo teorileri ortaya atılmıştır. Suni bir deprem saldırısı olduğu yönünde iddilar ortaya atılmıştır. Bunlara neden olarak ise ;

-Deprem günü Gölcük'de basit bir devir teslim töreninde ABD'li ve Israil'li üst düzey komutanların oluşu,
-Deniz üssünde hiç bir Türk subaya giriş izni verilmeyen bir ABD deniz altısının oluşu,
-Olay daha dünya basınına yansımamışken İsrail'lilerin yardım çalışmalarına başlamış olması,
-Depremden önce denizde büyük bir ateş topu ortaya çıkması,
-Gökyüzü renginin değişmesi,
-Depremin beklenenden uzun sürmesi,
-Telefonların çalışmaması.
gösterilmekteydi.

Kitapta; Gölcük depreminde yaşanan hüzünler, acılar, sevgiler, umutlar, insanların deprem sonrası yaşadıkları acı gerçekler muhteşem bir olay döngüsü içerisinde ilmek ilmek işlenmiştir.

İlk başlarda biraz sıkilsamda bir noktadan sonra kitap insanı alıp götürüyor. Kendinizi karakterlerin yerine koymaya başlıyorsunuz desem yeridir.

Vaveyla sadece bir çığlık değil aynı zamanda umudun, sevincin, gözyaşinin, yaşamın sesidir, başlangıcıdır.

Kitapta aynı zamanda polisiye bir Roman havası tadı bulunmaktadır. Kitabın başından sonuna kadar katilin kim olduğunu merak eden okur gibi, bu romanda da geçmişini hatırlamayan Özge' nin kim olduğunun ortaya cikmasi ve yasadiklari insanı şaşırtmıyor değil.

Kitapta ayrıca aşağıda belirtmis olduğum bazı güzel bilgilerede yer verilmiştir.

.Mimar SINAN'ın 90 yaşındayken Selimiye Camiini inşa etmesi
.Ters lale hikayesi
.Depremin suni deprem olduğuna dair iddilar
.Ebru sanatından ve inceliklerinden
.Kardeşlerin 10 yıl sonrasına, ileriye dönük kendilerine mektup yazmaları ( çok güzel bir fikir )

Not: Depremle ilgili bazı veriler ulusal ve yerel açık yayından da alınmıştır.
"Güzel şeyler her zaman süslü püslü defterlere not edilmez.Bazen gelişigüzel karalamalardan dünyanın en güzel anıları çıkar."
Şeyda Aksel
Sayfa 37 - Sokak Kitapları
"Mustafa amcanı hatırlıyor musun?"
Evet anlamında başımı salladım.
"Depremden iki gün önce bizim evin balkonunda sohpet etmiştiniz."
"Evet." dedi."O gün ne konuşmuştuk biliyor musun?"
"Hayır."
"Ben dünyamı hazırladım cancağızım."demişti.Çok şükür evim,arabam,malım mülküm her şeyim var.Servetim bana,çocuklarıma,torunlarıma,onların bile çocuklarına yeter,demişti."
"Eee" dedim.Eliyle ekmek kuyruğunu gösterdi.Sıranın en başındaki kişi Mustafa amcaydı.Askerin kendisine uzattığı ekmeği aldı mahcubiyetle.
"Biraz önce konuştuk." dedi babam."Mahvoldum,bittim,battım ben dedi.Bütün malları yerle bir olmuş.Hiçbir şeyi kalmamış.Eşini ve büyük oğlunu da kaybetmiş."
Şeyda Aksel
Sayfa 113 - Sokak Kitapları
Öğretmenimin sözleri ise gerçeğin acı bir tokat gibi suratıma yapışmasına neden oldu.Haklıydı belki,ama onun da bilmediği bir şey vardı.Aslında en büyük enkaz altında ben vardım.Sevdiklerim,hayallerim,oyunlarım,arkadaşlarım,hayatım,çocukluğum...Hepsi yerle bir olmuştu.Bedenim sağlam olsa da yüreğim hala göçük altında...
Şeyda Aksel
Sayfa 161 - Sokak Kitapları
İçimden bildiğim duaları okumaya çalıştım, ama korkudan dilim dolaşmıştı. Bir türlü devamını getiremiyordum. O sırada ablam sanki halimi anlamış gibi sesli bir şekilde kelime-i şahadet getirmeye başladı: “Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abdühü ve resulühü.” Bu ne kadar sürüdü hatırlamıyorum. Ablam da umudu kesmiş olacak ki “Evden sağ çıkamayabiliriz.” dedi.
Yardım kamyonlarının birisinin başında kırklı yaşların başında bir kadın var hafızamda.Avazı çıktığı kadar bağırıyordu.Elindeki birkaç kıyafeti açıp gösterdi.Mini etekler,straplez bluzler,sırtı bele kadar açık ipli bir tshirt..Yere fırlattı hepsini."Bizim giysiye ihtiyacımız var.Millet evinde çer çöp ne varsa buraya göndermiş!"diye isyan ediyordu adeta.
Şeyda Aksel
Sayfa 115 - Sokak Kitapları
Birileri bizim acımızı çoktan unutmuş,gırgırında her şeyin .Aklıma o gece geldi,evden ilk çıktığımız an ... "Sesimi duyan var mı?"
İşte ben bugün anladım ki bizim sesimizi hiçbir zaman duyan olmamıştı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Vaveyla
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051489636
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sokak Kitapları Yayınları
Hâlbuki ben o yazıyı yazarken çok farklı şeyler düşlemiştim. Bütün yaşananların bir rüya olduğunu, gerçekten annemin sıcacık dokunuşuyla bu kâbustan uyanacağımı düşünmüştüm. Umutluydum da… Hala o sihirli elin gelip bana dokunup, “Uyan kızım.” demesini bekliyorum. Öğretmenimin sözleri ise gerçeğin acı bir tokat gibi suratıma yapışmasına neden oldu. Haklıydı belki, ama onun da bilmediği bir şey vardı. Aslında en büyük enkazın altında ben vardım. Sevdiklerim, hayallerim, oyunlarım, arkadaşlarım, hayatım, çocukluğum… Hepsi yerle bir olmuştu. Bedenim sağlam olsa da yüreğim hala göçük altında…
17 Ağustos’ta hayatını kaybeden kardeşlerimizin anısına…

Kitabı okuyanlar 25 okur

  • Atıf YILMAZ
  • Filiz
  • Bilge Kaya
  • Leyla. B. Can
  • Bayram Koca
  • Zehra Yılmaz
  • Hüseyin CINDIZ
  • Sinem Yetim
  • Senem Seldüz
  • Nilüfer

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%57.1 (8)
9
%14.3 (2)
8
%28.6 (4)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0