Yaşamıyoruz. Resimlerimiz, fotoğraflarımız kadar yaşamıyoruz. Mendilimiz, gömleğimiz, potinlerimiz kadar yaşamıyoruz. Bir sigara kağıdını al şu masaya koy, üstüne bir taş bırak, kapıları kapa ve git! Üçyüz sene sonra gel, yerinde bulursun. Belki sararmış, belki buruşmuş, fakat yine o. Bir sigara kağıdı kadar yaşamıyoruz. Kefenimizden evvel çürüyoruz.
“Biz bu dünyada her şey, en sefil nebattan tut, en uzak yıldızan tut, en kudretli insana kadar bütün mevcutlar, bilerek bilmeyerek Allahtan gelen kasırganın cazibesi içerisindeyiz. Sonbaharda yapraklar nasıl boranın çektiği istikamete çullanırsa, hepimiz, her şey, Allah’a doğru gidiyoruz.”