Gizli gülümsemeler vardır; insanın hayatta kalmak için yüzüne taktığı, kimse yükünü anlamasın diye aceleyle sakladığı… O gülümsemeler çoğu zaman bir savunmadır, bir sığınak. Sessiz melankoli çöktüğünde içime, en çok o gülümseme yorulur. Çünkü insan, güçlü görünmekten en çok güçlü olmak zorunda kaldığında tükenir. Kalabalıklar içinde yürürken bile yalnız hissediyorsam, bunun sebebi kimsenin yanımda olmaması değil; kimsenin içimde olanı görmemesidir.
Hikayenin sonunu biliyordum. Canımın yanacağını da yine de seni yaşamak istedim. Bazen, bazen hikayenin sonunu bilmen. Onu tekrar okumayacağın anlamına gelmez..
Sevip sevilmemekten değildi korkum ama aşkın beni değiştireceğinden korkuyordum. Kitaplara ve denizlere aşıkken, hayatıma giren kadınla ya tüm bunlar değişirse diye korkuyordum. Alışmaktan ve bir süre sonra yine bir başıma kalmaktan korkuyordum.
En büyük korkularımız kimseye itiraf edemediklerimizdir..’ yazıyordu bir kitapta.. İşte benim de en büyük korkum buydu. Aşık olmak ve kendimden vazgeçmek..