Fâriğ olmam eylesen yüz bin cefâ sevdim seni
Böyle yazmış alnıma kilk-i kazâ sevdim seni
Ben bu sözden dönmezem devr eyledikçe nûh-felek
Şâhid olsun aşkıma arz u semâ sevdim seni
Bend-i peyvend-i dilim ebrû-yı gaddârındadır
Rişte-i cemiyyetin zülf-i siyeh-kârındadır
Hastayım ümmîd-i sıhhat çeşm-i bîmârındadır
Bir devâsız derde oldum mübtelâ sevdim seni
Ey hilâl-ebrû dilin meyli sanadır doğrusu
Sû-yi mihrâba nigâhın keç-edâdır doğrusu
Râ kaşımdan inhirâf etsem riyâdır doğrusu
Yâ savâb olmuş veyâ olmuş hatâ sevdim seni
Bî-gûbârım hasret-i hattınla hâk olsam yine
Sıhhatım rûh-ı lebindendir helâk olsam yine
Tîg-i gamzeden kesilmem çâk çâk olsam yine
Hâsılı bîhûde cevr etme bana sevdim seni
Gâlib-i dîvâneyim Ferhâd u Mecnûn’a salâ
Yüz çevirmem olsa dünyâ bir yana ben bir yana
Şem’ine pervâneyim pervâ ne lâzımdır bana
Anlasın bîgâne bilsin âşina sevdim seni
Şeyh Galip
Bir çay koyuyorum senin yokluğuna,
Demi sen, buğusu ben oluyorum.
Gözlerin kadar uzak,
Sesin kadar yakın bir akşamda
Adını içimden geçiriyorum,
Kimse duymuyor.
Bir sokak lambası gibi seviyorum seni,
Yanarken kimseye belli etmeden.
Gölgeni ezberledim,
Adımlarını rüzgârdan dinliyorum.
Sen yürürken başka şehirlerde,
Ben susuyorum burada sana doğru.
Bir şiir gibi seviyorum seni,
İlk dizesi umut,
Sonu hep eksik kalan.
Kalbim posta kutusu gibi,
Her gün seni bekliyor,
Bir mektup gelmeyecek olsa da
Anonim
Ben seni unutmak için sevmedim
Gülmen ayrılık demekmiş bilmedim
Bekledim sabah akşam yollarını
Ölmek istedim bir türlü ölmedim
Aşk bu mu sevda bu mu hayat bu mu
Kalp acı dünya hüzün göz yaş dolu