İki travesti kaza geçirmişler, biri ötekini çok ince ve işveli bir sesle: “Orkidee, Orkidee” diye hafif hafif dürtmüş. Bakmış ses yok, durum ciddi, gür bir sesle sarsmaya başlamış: “Nurettin Abi, Nurettin Abi!
Eğer birilerini oynuyorsanız çok yorulursunuz, düşünün sanki devamlı üzerinizde spotlar var ve rol yapmak zorundasınız.
Var olan yoklukların ömrünü sürüyorum!
Aşklar bomboş kuruntu, hürriyetler esaret!
Yalnız, “Rakip” ismiyle Allahı görüyorum!
Bir yokluk ki, bu dünya, var olandan işaret...
Biz de çocuktuk, bir şeyler öğrendik.
Bildiklerimizle övündük, eğlendik.
Şu oldu, bu oldu da … ne oldu?
Bir bulut gibi geldik, yel gibi geçtik…
Ömer HAYYAM