- Bak oğlum aynı cümleyi aynı dilde tekrar tekrar bağırarak anlatmanın bir anlamı yok. O adam ya anlamıyordur, ya da verecek cevabı yoktur. Sen sen ol bağırma ne kendinden büyüklere ne kendinden küçüklere. Birine bağırmak saygısızlık, ötekine bağırmak sevgisizlik.
- Kime bağırayım ben baba?
- Kimseye. İlla bağıracaksan geç aynanın karşısına, kendine bağır. Çünkü bir insanın hiddetini kendisinden başka kimse hak etmez.
Ünsüz bir yazarın da dediği gibi “Matbaacı! Bana güzel kapaklı kitaplar bas, çünkü artık kitaplarımın satılmasını istiyorum.” Ne güzel demiş değil mi, siz şimdi bu cümlenin de dış görünüşüne aldanırsınız.
İlk olmamasına rağmen bir utanç vardı sesinde. Bu hâlâ çocuk olduğunun güçlü bir kanıtı olabilirdi. Çünkü hatasından utanmak büyüyünce unutulan bir şeydi. Öyle görmüştük.