“..Bütün bunlara rağmen dine ve ahlâka lüzum olmadığını ileri sürüp dini ilerlemeye mani gören, ilim ve fennin din yerine kaim olmasını isteyen; dinin tabiî ve sosyal yetersizliklerin bir yansıması ve insanları uyuşturan bir "afyon" olduğunu savunan, dolayısıyla beşeriyetin dinsizleşmek suretiyle ilerleyeceğini iddia edenler de bulunmuştur ve bulunmaktadır. Bu düşüncede olanlar, kaldırmak istedikleri din yerine başka şeyleri koymaya çalışmışlardır. Ancak zamanla, insanların bu fikir sahiplerine tapar hale gelmeleri, dinsizliği din haline getirmeleri, insanın "bir şeye" inanmak zorunda olduğunu göstermektedir.”