Ahya

Ahya
İstanbul
73 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2019 6. kitabı
Kafes okuduğum yorumlardan dolayı uzun süredir aklımda olan bir kitaptı. Bu türe yabancı olmama rağmen çok beğendim. Bugüne kadar gerilim kitabı okumaktan özellikle kaçınmadım ama okumaya yeltenmedim de. Doğrusu gerilmeme neden olacak bir şey okuma fikri bana pek zevkli gelmezdi. Fakat yanılmışım çok zevkliymiş, farklı bir tadı varmış bu hissin. Artık bağımlısı olacağımdan eminim. Dünyada Rusya Raporu olarak adlandırılan bir 'sorun' ortaya çıkar. İnsanlar gördükleri bir şey yüzünden delirmeye, etraflarına ve kendilerine korkunç şekilde zarar vermeye başlarlar. Her gün ülkenin değişik yerlerinden gelen haberleri duyan ve ölümlere tanık olan insanlardan bazıları ülke dışına kaçarken bazıları göz bağlarını takıp evlerine kapanarak hayatta kalmaya çalışır. Kitap ana karakter Malorie'nin iki çocuğuyla beraber evini terkedip güvenli bir bölgeye ulaşmak için çıktığı nehir yolculuğuyla başlıyor. Bölümlerde sırayla nehir yolculuğu ve geçmişe dönüp aradan geçen zaman boyunca neler olduğu anlatılıyor. Yazarın tasvirlerine bayıldım. Dışarıdaki şeylerin tarif edilmemesi güzel bir ayrıntı bence. Bu muydu diye hüsrana uğrayacağım bir şey çıkacak sandım ama öyle bir şey olmadı.
KafesJosh Malerman · İthaki Yayınları · 201814,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Ahya

, bir kitap okudu
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2019 6. kitabı
Josh Malerman
8.3/10 · 14,7bin okunma
Kimse olanlara anlam veremiyordu. Kimse neler olduğunu bilmiyordu. İnsanlar, başkalarının canlarını yakmalarına, kendi hayatlarına son vermelerine neden olan bir şey görüyordu. İnsanlar ölüyordu. Ama neden?
Sayfa 37 - İthaki·Kitabı okudu
Her neyse, diye düşündüm. Toplam yirmi dört kişi olacağız. Şansım yaver giderse, birisi onu benden önce öldürmüş olur. Fakat son zamanlarda şansın benden yana olmadığını tecrübelerimden biliyordum.
Sayfa 38 - Pegasus·Kitabı okudu
5/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2019 5. kitabı
Lisede ezberletirlerdi hep ilk realist roman Araba Sevdası diye. İşte ondan daha fazlası. Keyifli mi keyifli. Her keyifli şeyin sinir bozucu bir tarafı vardır tabi. Bu kitabın da var. Bihruz Bey'in farkında olmadığı saflığı. Kendisi batı hayranı bir mirasyedi. Yarım yamalak Fransızca bilen fakat konuşmaktan çekinmeyen, giyinip kuşanmaya bayılan ve arabasıyla dolaşmaktan inanılmaz zevk alan biri. Aslında başarılı bir tipleme batıcılığı yanlış anlayan kesimi çok iyi yansıtıyor. Bihruz'un kendi kendine yaşadığı aşkı okuyoruz. Kitapta Fransızca kelimeler parantez içinde verilmişti ve o kadar çok Osmanlıca kelime vardı ki gerçekten bir ara okumak çok zorlaştı. Sadeleştirilmiş versiyon bulup öyle okumak lazım. En dikkatimi çeken şey ise Recaizade'nin ilk 3 sayfa boyunca Çamlıca Bahçesini betimleyip sonra kabaca anlattığım bu yer diye devam etmesi. Bahçe resmen gözümde canlandı o kadar detaylı bir anlatım var. Aralarda yazarın olayı kesip kendi fikrini söylemesi de alışık olmadığımız bir şey tabi. Ama sevimli. Recaizade'nin tek romanı. Seni seviyorum Recaizade çünkü sen edebiyatın babasısın ve ben bir sözelciyim:) Kitabın sonu gayet olması gerektiği gibiydi bence. Kendi kendine gelin güvey olursan böyle olur Bihruz. *Recaizade "Recai'nin oğlu" demek tıpkı beyzade gibi "Bey oğlu" Bende edebiyat dersinde öğrendim paylaşmak güzeldir.
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İskele Yayıncılık · 200530,9bin okunma