Bir insanın haykırışlarını, ruh kazılmasını, yabancılaşmasını, aynı zamanda modernistlerin parçalı zihnini ve Türk edebiyatındaki içe dönük yalnızlığı kendine özgü, kapalı ve şiirsel bir dilde okudum kitapta. Kitapta kaos var, okudukça, okuru içine çekiyor. Herkes için yazılmış bir roman değil sanki. İnsanın içindeki eğrilikleri kırılmaları ve ağırlıkları görmek isteyenler içindir.
“Kambur” sadece fiziksel bir metafor değil; insanın zihninde, kalbinde, ruhunda ve düşüncelerinde taşıdığı yüklerin bir simgesi. Kiminin sırtında, kiminin aklında, kiminin kalbinde, ruhunda, kiminin düşüncelerinde var kambur.
Ben beğendim bu keskin ve özgün kalemi. Diğer eserlerini de okumayı düşünüyorum.
Kitap sevginiz tükenmesin.