O ilk günahın işlenmek üzere olunduğu âna gidelim. Henüz tertemiz olunan o an. İstekler bir tarafta, vicdan ve mantık diğer tarafta. Bir çarpışma, bir savaş hâlindeler. Çok çetin bir savaş, insanın ilk ve en mühim savaşı.
Vakti henüz gelmiş değildi herhalde. Daha bütün gece ağrı çekmesi gerekirdi. Bu da eve dönünce Coupeau'nun yemeğini hazırlamasına engel olmazdı.
Doğuruyorsa doğuruyordu, ama bu Coupeau'yu yemeksiz bırakmak için bir neden olamazdı ya.
En kolay sarf ettiğimiz şey nedir diye kendimize bir sorsak ve iyice düşünerek samimi bir cevap versek, bu cevap şüphesiz "zaman" olurdu.
Zaman: Yaşandığı anda biten, geri dönüşümü olmayan, yerinde değerlendirilirse mânâ kazanan, ziyan edilirse mânâsızca kaybedilen bir büyük mefhumdur.
İlk emir "oku". Oku emri sadece yazıyı oku demek değil aynı zamanda kâinatı da "oku" demektir. Gökyüzü, bulutlar, güneş, yıldızlar, ay, dağlar, denizler, okyanuslar, ırmaklar, ovalar, ağaçlar, çiçekler, hayvanlar ve insanlar... Her birine dikkat ederek, bakarak ve görerek onları okumak, en azından okumaya çalışmak.