Ama meyhanenin asıl özelliği, dipte meşeden bir parmaklığın arkasında camlı bir avluda duran damıtma aygıtıydı; müşteriler bunun nasıl çalıştığını seyrederler, sarhoş işçiler bu uzun boyunlu imbiklerin, yerin altına inen bu kıvrık soğutma borularının bu şeytan işi düzeneğin önünde düşlere dalarlardı.
burnuna burdan gelen koku; Lantier ile geçirdiği on beş günü, sefalet ve kavga gürültüyle dolu ve şimdi hatırlanması pişmanlıkla karışık o on beş günü aklına getirdi. Terkedilmişliğinin içine giriyormuş gibi bir duygu uyandı yüreğinde.
Bir amacım var, ona doğru ilerliyorum.
Meyhane, kitaplarımın içinde, kuşkusuz en dürüst olanıdır.
Zaten kendimi savunuyor değilim. Yapıtım beni savunacaktır.