Öğretmek, öğretmenlerin sürekli olarak hazırlanmalarını ve kendilerini geliştirmelerini gerektirir. Bu tür bir gelişme, kendi pratiklerinin eleştirel bir çözümlemesi dayanmalıdır.
Öğretmenleri anaç ebeveynlere indirgeme girişimi, öğretmenlerin yaşamlarını kolaylaştırma yanılsaması altında asıl arzu edilenin öğretmenlerin mücadele etme kapasitelerini zayıflatmak ya da onları günlük görevlerin yerine getirilmesi ile meşgul etmek olduğu, “masum” bir ideolojik tuzağı temsil etmektedir.
Halk sınıfları kuşkusuz, tabi konumda olmaları nedeniyle, tıpkı egemen ideolojiyi olduğu gibi, egemen ideolojinin değer ölçütlerinin pek çoğunu da içselleştirirler. Bununla birlikte bunun mekanik değil, diyalektik bir süreç olduğunu anlamalıyız.
Felsefe tarihini sade ve yalın bir biçimde akıp götürerek anlatmış yazar ki amacı felsefeyle kızını tanıştırmak olduğu için çok başarılı bir yöntem ve üslup kullanmış. Eserini Sokratik bir diyalog biçiminde yazması da felsefe ile yeni tanışan birinin yolunu güzel sorularla döşemek olmuş. Elbette derinlikli bir felsefi içeriği yok ancak çocuklara / gençlere felsefe ve felsefi düşünme biçim(ler)ini anlatmak için oldukça keyifli ve yeterli.
Felsefenin mantık, dil ve diğer alanlar olan ilişkisini de sade bir şekilde ele alan yazar Antik kültürden günümüze sözcüklerin de önemini vurgulamıştır.