O yılların başkanları kaset ülkücüleri değil kitap ülkücüleri idi. Herkes görüşünü serbestçe ifade ederdi kimse kimseyi hain ilan etmezdi. Kimse elinde ülkümetre ile gezmezdi...
Bizim icin hüküm hep aynıdır. Kısa bir hükümdür: beklediğimiz ve inanmadığımız bir hüküm. Yalnız bizim için çıkarıldığını sandığımız, oysa sayısız kopyası olan ve ayrıntılara inmeyen bir hüküm..
Efendinin de sağlamakla yükümlü olduğu belli başlı şeyler vardır; yemek ve giysi gibi. Bunlar için kimse iyilik demez. Ama hoşgörülü davranıp onu iyi yerlerde okuttuğunda yani özgür vatandaşlar gibi eğitimle donattığında , bu bir iyiliktir...