Mutluluğa kavuşma savaşında kabullenmenin de rolü vardır ve çabanın oynadığı rolden daha az gerekli değildir. Akıllı olan önlenmesi mümkün talihsizlikler karşısında elini kolunu bağlayıp oturmamakla birlikte kaçınılmaz talihsizlikler için ne zamanını ne de duygularını boşa harcar, hatta önlenmesi mümkün olanlar için harcayacağı çaba, asıl amacına doğru ilerlemesini durduracaksa, onlar için bile hiçbir şey yapmaz.
Çocuk yetiştirmekte başarılı olmak için gereken çabanın büyüklüğü hiç kimsenin yadsıyamayacağı kadar açık bir gerçektir. Kabullenmeye inanılan ve hayata yanlış olarak manevi açıdan bakılıyor denilen ülkeler çocuk ölümü fazla olanlardır. Hekimlik, sağlığı koruma, mikroplarla savaş, besin ayarlaması gibi işler dünya işlerine inanmadan yürütülemez. Bunlar maddi çevreye yönetilmiş bilgiyi ve enerjiyi gerektirirler. Maddeyi hayal sananların pisliği de kuruntu sanmaları ve bu yüzden çocuklarının ölümüne neden olmaları olasılığı vardır.
Ölçülü olma (her şeyin ortası) öğretisi ilgi çekici değildir. ve ben gençken bu düşünceyi küçük görüp reddettiğimi anımsıyorum. Çünkü o günlerde hayran olduğum şey kahramanlık gerektiren aşırılıklardı. Ne var ki gerçek her zaman ilgi çekici değildir ve birçok şeye başka bir nitelikleri olmadığı halde ilgi çekicilikleri yüzünden inanılır. Ölçülü olmaya gelince ilgi çekici olmayabilir ama pek çok durumda yararlı olan bir öğretidir.