Eski şarkının muazzam imparatorlukları vücuda getiren büyük medeniyetlerinde hükümdarlar, insanlığın üstüne çıkarılarak Tanrılaştırılmıştır; Yani bunlar ya Allah'tır, ya Allah'ın oğludur yahut Allah'ın yeryüzünde vekilidir. Böyle bir telakkinin ne korkunç bir zulüm ve istibdat sistemi doğuracağı kolayca anlaşılır. Halbuki Yunan medeniyetinde, bunun tam zıddına olarak Allahların bile insanlaştırılmış olduğunu görüyoruz. İşte bu iki zıt tellakiden birincisi, fikri ve siyasi hayatta istibdadı, zulmü tahakkümü, madde ve manevi esirliği doğurduğu halde, ikincisi maddi ve manevi hürriyete, demokrasiye, serbest düşünceye, tenkide yol açmıştır.
Fuad Köprülü
"Demokrasi Ruhu" Vatan Gazetesi
19 Eylül 1946
Bir çocuğu suda boğulmak üzereyken görmüş de sırf yardım içgüdüsüyle kurtarmışsınız ahlak bakımından değeriniz azalmaz. Böyle yapmamış da kendinize "Çaresize yardım etmek erdem gereğidir ben de erdemli olmak istiyorum, öyleyse çocuğu kurtarmam gerekir" demişseniz, bu işin sonunda eskisinden daha kötü birisi oldunuz demektir. Bu aşırı durum için doğru olan daha az belirgin birçok durum için de doğrudur.